Yazarlar: Esra Nalbantoğlu, Damla Hıçkıran ‘‘Üniversitede okuduğun bölümü nasıl seçtiğini hatırlıyor musun? Dış dünyayla ilgili olarak şu an bildiklerinin, farkında olduklarının yarısına bile sahip değildin belki de. Milyon seçeneğin […]
Düşünüyorum. Yaşamı, yaşamın gerçeklerini ve benim dışımdaki dünyanın gerçeklerini. Uzağım ve çok yakınım, içindeyim ve dışındayım, yapayalnız ve dopdoluyum, öfkeli ve çok umutluyum… Yeniyim: her şeye her sabah, ne […]
Tütün sevmem bilirsin, hele sigara kokmaya dayanamam Yine de koşarım kollarına, sarılmaktan alıkoyamam Tutuşturduğun her dala kederlenirim, kıyamam Kokun yer edinsin hafızamda; nefesler al gizli, kocaman Seni hissetmeyince dökülmüyor […]
Konuk Yazar: Oytun Kuru 1. İmge bitti, yeminlerle asalet orduları götürdü onu. Emin ellerin çizgisinde teslim edildi, dalgalanan cesaretlere. Ne taş ne de göz, ilmek de yok katıldığı genişlikte. Sureti […]
Hiçlik Çemberi serisinin ikinci yazısı. Nisan ayında soğuk bir ilkbahar günüydü ve dışarıdaki yağmur, pencereye fısıldar gibi yağıyordu. Küçük ve sade döşenmiş odada yalnızca bir kişi nefes alıyordu. Normalde […]
Lütfen beni yargılamayın ama bu konuyu konuşmak istiyorum: Geçenlerde biri bana “Alper; Koşuyolu’nda bir mekân varmış, adı Ceviz Ağacı, biliyor musun?” dedi. Sonra da ekledi: “Dubai çikolatası çok iyiymiş.” […]