Muhtacım burnuma kaçacak deniz suyuna Muhtacım saçlarımı okşayacak rüzgâra Muhtacım kızgın güneşin altında kazdıkça hâlâ soğuk olan toprağa… Merak ediyorum, mesajlaşmak bir film senaryosu gibiyken doğranmış soğan olmadan nasıl ağlanabilir. […]
Hücreye çıplak Dağınık adımları, yankılar henüz çağırmamakta ölümü. Düzen için direniş marşları. Sahip olduğu son övgü tutsaklığı. İsimler daha gür, fikirler daha sığ. Kapital okumadan komünizmi. Hücreye kuru […]
Ve aşk bizimdir En kutsalıyla bir namluda Hiç olmadığı kadar kimsenin Ve aşk bizimdir Varlığa armağan İki kişilik bir kıta Deniz aşımı gülüşün Ve aşk bizimdir Seyrinde bir […]
Bir zamanlar tüm iyi niyeti ile olguları yaşardı Deli. Kendisinin adı bilinmez çünkü birçoğu için bir sabah uyandıklarında sadece orada yaşamaya başlamıştır artık. Zaten yaşadığını fark etmeleri de zaman almıştır. […]
Hisler akan bir nehirdir. Bazen yükselir bazen çekilir iyice. Düzen böylece akıp gider. Ta ki yağmur fazla yağana ya da güneş ortalığı kasıp kavurana kadar. İşte o zaman ya seldir […]
Konuk Yazar: Mehmet Yılmaz. Ay ışığında yağan karın güzelliğine Sade ve göz kamaştırıcı yağışına vuruldum Çam ağaçlarının kokusunu duydum Adımlarım daha da ağırlaştı, Vakit geçtikçe kendimi buldum Kalakaldım en […]