Bu köşenin okurlarıyla artık tanıştığımızı düşünüyorum. Bu tanışmanın bana biraz gevezelik etme hakkı tanıyacağını düşünerek tefrikaya biraz ara verip sohbet etmek istedim. Mümkün olduğu kadar interaktif bir yazı olacak. Yazıyı […]
150 yıllık bir evin içindeydi gül. Dantel perdelerle kaplı, ninesinin deniz kenarındaki evinde koca salonda derin bir uykudaydı. Birazdan deli bir lodos, kalp çarpıntısıyla uyandıracaktı gülü. Rüzgâr, ahşap pencereleri […]
Hisler akan bir nehirdir. Bazen yükselir bazen çekilir iyice. Düzen böylece akıp gider. Ta ki yağmur fazla yağana ya da güneş ortalığı kasıp kavurana kadar. İşte o zaman ya seldir […]
Ayşe Afra KOCA Anısına… Denizin kenarında bir başıma oturuyorum. Gözlerim kapalı ama kulaklarım açık. Etraf karanlık, gece sessiz, insanlar dilsiz. Çok eski zamanları hatırlıyorum. Çok yeni hayaller kuruyorum. Düşler görüyorum, […]
Bu geceyi hala yazabiliyor olmak Erol’u unutulmaz kılıyor. Yahut vurulmuş bir başka zincir. Paylaşılan her an kendi zamanını doldurup yakar, külleriyle anlatılar doğurur ve tükenir. Fakat yazı öyle değil. Yazı; […]
“İyi yahut kötü diye bir şey yoktur, onu öyle gösteren düşüncelerdir.”[1] -William Shakespeare, ~1600 Birey olmak çok değerli ve özel. Hepimiz kendi dünyalarımızın hükümdarlarıyız. Bir başka deyişle, her birimiz bireysel […]