Yazar: Ayşe Sena Önder. Tarih… Beni her daim zorlayan, salt bilgi ve ezber sisteminde yetişmemin de katkısıyla(!) asla öğrenemediğim ve sıkılıp kaçtığım bir alan oldu. Çağlar, medeniyetler ve savaşlar üzerinden […]
150 yıllık bir evin içindeydi gül. Dantel perdelerle kaplı, ninesinin deniz kenarındaki evinde koca salonda derin bir uykudaydı. Birazdan deli bir lodos, kalp çarpıntısıyla uyandıracaktı gülü. Rüzgâr, ahşap pencereleri […]
Muhtacım burnuma kaçacak deniz suyuna Muhtacım saçlarımı okşayacak rüzgâra Muhtacım kızgın güneşin altında kazdıkça hâlâ soğuk olan toprağa… Merak ediyorum, mesajlaşmak bir film senaryosu gibiyken doğranmış soğan olmadan nasıl ağlanabilir. […]
İçimde bir titreme. Bembeyaz her taraf, duyuyorum saçıma düşen kar tanesini. Havada merdivenden inercesine adım adım, biraz kararsız kalıp daire çiziyor birkaç tane ama sonra saçımın o telini seçiyor. Ben […]
İnsan nasıl bir canlı? Her yaptığımızı belirli bir mantık çerçevesine oturtmayı ve ona anlamlar yüklemeyi severiz. Peki ya durup düşündüğümüzde mantığımıza ters düşen olaylar da varsa ve bazen bunun farkına […]
Hücreye çıplak Dağınık adımları, yankılar henüz çağırmamakta ölümü. Düzen için direniş marşları. Sahip olduğu son övgü tutsaklığı. İsimler daha gür, fikirler daha sığ. Kapital okumadan komünizmi. Hücreye kuru […]