Şehir parlıyordu Yıldızların hepsi içinde sıraya dizilmiş gibi Irak karanlığın içinde bir nüfus Hayatlarında yerin olmayan onca insan Kim bilir neler geçiyor her birinin kafasından Küçük, büyük, parlak, sönük ışıklar […]
anahtara beşik atlas gözüne görünmedi, hane çelimsiz sunduğu geleceği toparlamak üzre duyurdu doğumunu. masal yankısı kulaklarında damarlarında kan olduğunu önce, soylu görüneceğini hemen sonra fısıldadı. harita çok renkliliğe izin verse de […]
Konuk Yazar: Oytun Efe Kuru Safed’in Aslanı Isaac Luria’ya… “Kişinin vakti, bağrındaki deryanın incisidir; yarın kıyamet günü bu incileri mahşerin zeminine çarparlar.” -Hallacı Mansur İhanet kabul etmez yahut, […]
Konuk Yazar: Oytun Efe Kuru -I- “Her yeni gün doğumu bir tür minyatür kurtuluştur; son kurtuluşun ismi, şafak olacaktır.” -Rav Isaac Luria, 16. yy. Bir şaman ardını dönüp […]
Yürüyorum yolda, aklımda bir kesik izi, Duvar diplerinden gitmeli, en çok öyle seviyorum. Ta ki biri karşıma dikilene kadar. Hangi yolu seçmeliyim; sağ mı, sol mu diye düşünüyorum. Kafam eğik. […]
Konuk Yazar: Oytun Efe Kuru -Tüm şairlerin cesetleri arasından yalın ayak geçip gidiyorum, ruhumun morötesi bulvarındaki remlelere doğru- Ben küçülünce şair olacağım. harflere ve noktalara muttasıl algılarda seçici bir egomanyak […]