Kolombiyalı bir yazarın ardından Brezilya’ya geçiyoruz ve Latin Amerika’dan devam ediyoruz. José Mauro de Vasconcelos’un bizleri küçük bedenlerimize dönmeye ikna ettiği Şeker Portakalı kitabını okudunuz mu? Okumadıysanız eğer muhakkak okumalısınız. […]
Gabriel García Márquez’in yazmış olduğu Kırmızı Pazartesi romanını belki bilirsiniz. Bilmeyenler için tat kaçıran bir bilgi vermeden biraz konsept detaylar paylaşmak isterim. Kırmızı Pazartesi romanı sonunu bilerek başladığınız bir hikayeye […]
Muhtemelen her şey uyumadan önce başladı. Henüz okuma ve yazmayı bilmiyordum. Görsellerine bakabildiğim tüm çocuk kitaplarımı tüketmiş ve sıkılmıştım. Kuzenimde olan masal kasetlerinden bizde yoktu. Uyuyabilmek için zihnimde görseller görmek […]
Herkesin itkisidir yürüdüğü yollarda savrulup bir boşluğa düşmek. Kaybolduğunu varsayarak bir çıkış yolu aramak. Çünkü arayış içerisinde olmak anlamlıdır. Güçlü hissettirir. Bu yüzden kimi zaman işler yolundayken adımlarımıza dikkat etmeyiz. […]
Herkesin itkisidir, büyürken şahit olduğumuz bu hayata inat farklı yaşayabilmek. Para ile değil, anlamlarla var olacağım diyebilmek. Sistemi bir bütün olarak görüp uzak kalabilmek. Bir de bakmışız ki farkında olmadan […]
Zil henüz çalalı beş dakika olmuştu. Ankara için güneşli bir ikindi vaktiydi. Burak tüm öğretmenlerin binaya girdiğinden emin olana kadar olduğu noktada bekledi. Bahçedeki iri çınar ağacının hemen arkasındaki gölgede […]