Onu ne tamamlamalıydı? Ben söylersem kuş kafesten kaçar. Kuş kafeste kalmasın, kafesten çıksa bile dönüp geleceği yer bile ben olayım isterim; Özgürlük iyidir yani… Kuş kafesini severse zaten bilir ki […]
Hızlı yaşıyoruz. Hayatın akışına ayak uyduramıyoruz. Ne yazık ki hayat denilen olgu, çoğu zaman modernitenin oluşturduğu sistemde “var ol!” demesidir. Sistem, bir yandan kendi doğrularını dayatırken öbür yandan dayatmalara karşı […]
Son dönemlerde Azra Kohen adında keşfettiğim bir yazar var. Çok satanlar listesindeki Fİ-Çİ-Pİ’den tanırsınız belki kendisini. Uzun yıllardır merakımı celp etmediği için ne yazdıkları ne de hayat felsefesi adına hiçbir […]
Yeni yıla 25 var. Karanlığın hakimiyeti son bulacak. Işık zaten karanlıktaydı ya, yayılmayı bekliyor işte. Ama ne bekleyiş! Ne stresler, ne iç yakınmalar, ne sırlar, ne mutsuzluklar, ne bilinmezlikler… Yüzleşme […]
“Duygusuz insanlara kızmıyorum, imkânım olsa ben de hissetmemeyi dilerdim.” -My Mad Fat Diary İmkânımız var mı hissetmemeye? En ketum, soğuk nevale diye tanımlanan insan bile günü gelip hislenmiyor mudur? Sanırım […]
Doğubayazıt’tan Ağrı Dağı’nın semalarına bakarak ayrılıyoruz bir öğle vakti. Damağımızda hala üç farklı medeniyetin mimarisinden izler taşıyan İshak Paşa Sarayı’nın tadı var. Yol tabelalarında sıkça Ermenistan ve İran ibareleri gözüme […]