Bir kimlikten diğerine geçişimde hiç zorluk çekmiyordum. Beş dakika önce işteyken beş dakika sonra bir aile ferdi olmak hiç zorluk çıkarmıyordu. Geçimimiz için yeterli meteliği kazanıyordum, pek umurumda olmasa da […]
Eve geleli çok olmamıştı, 1-2 gün kadardı herhalde. Sevmediğim gri mi gri şehrimde birkaç gün geçirecektim sadece. Pek arkadaşım da kalmamıştı buralarda; birçoğu benim gibi şehir dışına firar edip soluk […]
2 saat önce nasıl kıvrıldıysam az önce öyle kalkmıştım. Buraya gelmeden önce dolabımda bulduğum, babamın çok uzun yıllar önce oynarım diye aldığı stres topumu uyurken sıkmış olmalıyım ki elim acıyordu. […]
Aslında bu yazıyı haziran sayısı için yazmayı planlıyordum. Ama hayatta her şeyin planlandığı gibi gitmediğini bir kez daha tatmış oldum. Ocak ayı itibari ile Erasmus+ Değişim Programı kapsamında Finlandiya’nın Lappeenranta […]
Yürüyorum çok boyutlu bir yerde. Yer yer karanlık hâkim yer yer aydınlık. Şaşkınca nerede bulunduğumu anlamaya çalışıyorum. Bir kaosun ortasındayım sanki. Birçok sima görüyorum bazıları tanıdık bazılarına ise emin değilim, […]
Çerez tabağımdaki Şam fıstıkları bitti. Artık yazıya geçebilirim. Karantina günlerinde, dört duvar arasında, bilgisayardan kısık sesle çalan bir piyano sesi eşliğinde arşiv taraması yaparken bu fotoğrafa denk geldim. Yazının tamamını […]