“İçimdeki kimliklerin avazının çıktığı kadar bağırdığı gecelerin şerrinden günlüğüme sığınırım.”
O günlük ki yolumu bana gösterir; paylaştıklarım ve paylaşmadıklarım, sakladıklarım ve saklayamadıklarım ile beni bana anlatır. Bir ihtimaldir ki, hem bilir hem inanırım, seni sana anlatır.
Merhaba sevgili okur. Daha önce; zihnime ve kalbime gelen ilhamlardan, benden sana geçmesini istediğim, birtakım anlatılardan oluşan “Benden Cümleler” isimli yazıda buluşmuştuk. O günden bugüne, yaşamıma yeni bir ömrü daha sığdırmış gibi hissediyorum. Deneyimler ve keşifler devam ediyor. Aynı konseptle, ruhumdan ruhuna, alıcısına alması gerektiği kadar:
Pertev’sel Dışavurum:
- Şükretmeye şükür edebildiğim için şükürler olsun.
- Endişelenme. Hizmetimi sunacaklarım için hizmetlerini sunacaklar.
- Dışarıda muhteşem insanlar var ve biz henüz sadece tanışmadık.
- Bilmelerini isterdim: Bazılarımız için dünya üzerinde olumlu etki yaratabilmek önce kendilerini affedebilmekten geçiyor.
- Evet istiyorum, ancak vakti var ve istediğim şekilde olmak zorunda olmamasına teslimim.
- Yıllar boyunca bir rehberin ve öğretinin tedrisatını aradım. Nereden bilebilirdim içimdeki kimliklerin öğretmenliğinin hep benimle olduğunu?
- Bugün de aman ne yapayım işte oturdum 2046 yılına kadar toplumsal bilinçdışı belleği olmayı kabule geçtim.
- Kontrol etmek isteyip de edemeyen parçamın da bildiklerine ve getireceklerine teslimim. Elimden sanki bir şey mi gelir?
- Spor yaptıkça yükselen testesteron seviyesi heteroseksüel maganda erkekleri biraz daha anlamama vesile oluyor. Ve de pre-frontal korteksi neden geliştirmemiz gerektiğini de.
- Bazı insanların kolayca sahip olduğu şeyler senin elde etmek için mücadele konunsa; yaşamı anlamaya hoş geldin kral.
- Enerji kaçaklarını yaşamımda isteseydim, eski davranış kalıplarımın esiri olurdum. Ben ki disipline girmiş bir adamım, kaçışlı eylemlere zihnim tok.
- Gün gelince çorbalar pişireceğim içlerimizi ısıtıp kalbimize dokunacak.
- Ya ya dünyasında hem hem bir insan olmak.
- İnsanlar bize sevgisizliklerini sunabilir. Biz neden her sunulanı almak ve içselleştirmek noktasında olalım ki?
- Except reality. These things happen my sweetie.
- İçimdeki “cezalandırıcı” kimliğe teşekkür ederim. Benim bilmediğimi biliyor. Aynı kimlik, vakti geldiğinde merhametin de sağlayıcısı oluyor. Zahmetsiz rahmet nerede görülmüş?
- Ben, varoluşumdan ve özümden getirdiklerimle hizmet etmek istiyorum. İdealimdeki hizmeti buluncaya dek içimdeki çocuğa ve kendime hizmet etmeyi seçiyorum.
- Yazmaya devam edeceğim! Yaşanmış ve yaşanacak diyaloglara zemin tutmak ve onları yaygınlaştırmak için.
- Hayallerimizi hangi kimlik parçamız kurduruyor?
- Umut çok önemli: Bir nesil ve döngü için, yaşamın devamlılığı ve ziyadan beslenen bir üretim için umut çok önemli.
- Umutlarımızı ve hayallerimizi büyütecek eşlikçiler sarsın etrafımızı. Işığımızı emecek ya da ondan faydalanacak hırsızlar değil!
- Ben yokken dünya da yok. Varsa da önemi yok.
- Perdeler inceldiğinde kim figüran, kim yazan, kim oynayan; tüm bu oluş neyin cevabına vakıf olmaya başlıyorsun. Bazen tüm bunlara şahit olmak yoruyor, bazen ise şükür hali deneyimleniyor. Hepsi ama hepsi, geliyor ve de gidiyor.
- Rutin : rutin : rutin : rutin : rutin ; nimettir.
- Sen yeter ki uyan ve güne başla, daha yapacak öyle lezzetli işler var ki…
- Belki de tam da bizde olan -ama sakladığımız, göstermeye çekindiğimiz- enerjiye temas etmeye, bizi duymaya ihtiyacı vardır karşımızdaki kişinin.
- Herkes ustalığı kadar yapar zihne çapa ekleme işlemini. Peki ya kalpte oluşan çapalar? İşte o başka bir kulvardaki yetkinlik. Az kişiye nasip olur.
- Titreştir onu: Zihnin, hareket + kelam ile çalışıyor.
- Madem beni oynayıp, gülüp, eğleneyim diye doğurdunuz; haydi gelin de sahip olduğum neşeme dahil olun!
Bir Ağlasam Nasıl Rahatlayacağım Var Ya
- Bir sevgi bağlamı olarak:
– Senin için ne yapabilirim?
+ Kendin olmaya devam edebilirsin.
- Başlangıçta, acıdan kaçmak için hazza yöneliyoruz. Ancak zamanla, hazza bağımlı olmanın acısı ile baş başa kalıyoruz.
- Güzele bakarsan ve güzele doyarsan, güzelleşirsin. Karanlığa bakar ve karanlıkta madencilik yaparsan, gölgeler seni hapseder.
- Akıl, kaybedilecek bir şey değil. Sürekli muhafaza edilecek, sahip çıkılacak bir şey.
- Seni sana döndürdüğümde hiç hoşlanmıyorsun. Çünkü otoritenin gücünü ve kuralını reddediyorsun. O halde, kendini kendine döndür. Seç bunu.
- Gerçek potansiyeli parlatmak için evvela sahte parıltıların illüzyonundan vazgeçmek gerek.
- Kimliklerini aşamayanlar, içerisinde sıkışıp kalanlardır. Kimliğini aşmak istiyorsan, önce onu kendine ifşa et ve bir bütün olarak açığa çıkar. Dahasını ve ötesini istiyorsan, bil ki var. Dilersen orada, dilersen burada bu oyun devam eder. Sıkılmadan, “yeter noktası”na gelmeden ve kimliği aşmadan, ne yazık ki ötelere yolculuk yapılamıyor.
- Farklılık sanrısı’na (seperation illusion) kapılan zihni, gönül topraklarına sürgün et!
- Memnuniyetsiz değil, istenç sahibi. Fark etmez demiyor çünkü bir seçimi var. Her seçim aynı zamanda enerjinin yönünü bize gösterir.
- Tüm kimliklerin özüne dönerek bütüne kavuşmak gibi bir huyu vardır.
- Kusursuz ve eksiksiz bir ilişki yok. Acının ve zorluğun içerisinden beraber geçeceğin ilişki var.
Ezoterik Bir Yerden
- Bir insanı hem ışığıyla hem gölgesiyle tanıdığında gerçek adını bilirsin. Devamında bu gerçeklikle ya uyumlanırsın ya da ayrışırsın.
- Birtakım enerjiler var, ancak kanıtlarım yeterli değil. Bu yüzden sezdiklerimi yaşamda teyit ederim.
- Arketipsel aktarıyorum: Bir akrep’in sizi gerçek anlamıyla anladığında yaşayacağınız kabul hissini başka bir şeyin vermesi zordur. Bu yüzden sunduğu ilişki derindir. Dışarıda olana meydan okuyucudur. Belki dikkat edilmesi gereken, sınırlardır; gerekli olduğunda ayrışabilmektir.
- Chiron Akrep der ki: Kirli çamaşırları yıkadığımızda gördüğümüz ilk şey suyun pisliğidir. Temiz su, arıtma ve durulama ile devamında gelir.
- Trikster mitosu, yolumuza gösterdiği rehberliği kabul edebildiğimizde dönüşüyor.
- Jüpiter’in yavrusu, yalnızca ışık saçtığı için değil, olduğu hâliyle var olduğu için değerli olduğunu hatırlamak üzere dünyaya gelmiştir.
- Fatih Sultan, İstanbul’a (ki ruhen dişildir) penetre olmuştu. Olmaz yolların peşinde amacını bilerek çabalamaya devam edenlerin nasibidir İstanbul.
- Süleyman’ın gücünün işaretlerinden ve delillerinden biri de Yahya Efendi’nin varlığıdır. Bu böyle gelmiştir, böyle gidecektir.
- Bir sır: Merak ettiğin anda -bağlantı- kurmaya başlıyorsun. Merak, sahip olduğumuz ana telsiz ve frekans kaynağı. Odağımızı meşgul eden detaylar da meraklarımızda gizli. Merakını hem diri tutup hem de odaklarsan, daha büyük ve farklı enerjileri çekmeye başlarsın.
- Zamana uyumlanmak en temel meraktır. Kendini belirsizliğe açmayı barındırır. Ve bu ağır bir yüktür. Çünkü nedenler, sonuçlar ile kavuşmak için hazırlanmak ve pişmek isterler. Olgunlaşma, zaman ile ilgilidir. Zaman, topraksı bir ağırlıktır.
- Titreşip merak ettiklerimizin devamında hayat titreşir ve cevabı/yaratımı getirir.
- Unutmayalım, seçen ve farkında olan herkes bir büyücüdür. Kendine göre hazırlar iksirini.
- Herkese yürüdüğü yolda işaretler görünür. Peki sen kendi işaretlerini takip etmeyi biliyor musun?
- Ölüm yaşamı, keder umudu, ihtiras nefreti, kader özgürlüğü, düş ise gerçekliği iktiza eder.
- Sakinleyebildiğimizde, semboller kendini gösterir.
- Olay, imgeye bakıp çağrışımı görmekte saklı.
- Unutmuş olabilirsin, ancak hatırlatmak isterim ki sen bir büyücüsün, Harry! Tezahür ettirme gücüne inan ve gerisini “bir” olana bırak. Olursa bir, olmazsa bin hayır vardır.
- Dualitik spektrum: Şefkatimle muamele ederim çünkü cezanın bizzat kendisiyim.
Aynen Kankam Farkındalık İşte
- Olan olur, gelen gelir, isteyen yapar, seçimlerin sonuçları görülür; sürprizler deneyime ve keşfe açılır. Abartmayın ve bağırmayın.
- Bazı sahte cennetleri yaratmak için birilerinin cehennemi olmak gerektiği için üzgünüm.
- İnsan, “ötekini” farkında olmasa da biraz da yarasından tanıdığından ötürü; ortak acılara sahip kişilerin bir gün bir şekilde bir araya gelmesi kaçınılmaz bir kuvvet.
- Fark edebilene, farkında olmama hâli (farkındalıksızlık) belki de en büyük hapishane ve de bizzat cezanın kendisi.
- Her sınanış, sınavı fark edinceye kadar devam eder. Fark ettikten sonra idrak ile eyleme geçme ve sürdürme dönemi başlar.
- Şikâyet ve atalet enerjisini şükür ve üretim enerjisine çeviren insanlarla dolsun ve taşsın yaşamımız.
- Biricik olduğumuzu fark edebilmek için önce biricik olmadığımızın kabulü gerekir. Çünkü biricikliğimiz, bir başkasının biricikliği kadardır. Bir başkasının biricik olduğunu anlayabilme kapasitemiz kadar kendi biricikliğimizden bahsedebiliriz.
- Yaratım için boşluğa ihtiyacımız var. Bedenen ve ruhen, zamansal bir boşluk.
- Yaratım için gereken “doğru hayali kurma” mekaniği, kendi içinde “doğru besin ile zihni ve kalbi besleme” dinamiği ile ilişkili.
- Doğru hayali kurmak için girdilerin (dataların), hayali besleyecek nitelikte ve doğrultuda olması gerekir.
- Belki de hayat, şikayet edilecek bir şey kalmadığı noktada başlar.
- Bırakmaya hazır olduğunda, bırakacaklarının farkındalığına gelmiş olacaksın. Sonrası çorap söküğü gibi akıp gidecek. Farkındalığa gelmek, çaba ile; bırakmak ise kendiliğinden gerçekleşen bir eylem.
- Fırsatlar, denemeye devam ettikçe de çoğalır.
- Bugün demokrasi; hakları değil, çıkarları koruyan bir konumda.
- İçindeki toksini atmak istersen, duygular ve duyular ile çalış. Duyulara giden yolda duygular vardır. Sonra kapakçıklar açılır, içeri nefes girer. Boşaltır ve yeniden doldurur.
- İçimizdeki yargıç kimliğini ehlileştirdiğimizde, şefkatli bir başarıya ve devamında statüye dönüşebilir. E hadi oynat bakalım.
- İçindeki çocuğun isteklerini gerçekleştirdiğinde enerjindeki değişimi keyifle ve rahatlıkla gözlemleyebilirsin.
- Bir sabah uyandığında kendini yeniden “belirsizliğe” bırakabiliyorsan, yeni oyun alanına hoş geldin, çekirge.
Sor Bakalım Kefenci:
- Verilen daima alınır. Alışverişin adil olmayacağını sana düşündüren ne? Ha, istediğin şekilde olmaz, o başka bir körlük noktandır.
- Ben, sendeki hangi parçayı görerek kendime temas ediyorum? Mesele bu.
- Bak etrafına. Bu hayatı anlaman ve yaşaman için en iyi hocalar tutuldu sana. Bilmem, görebiliyor ve seçebiliyor musun?
- Regüle olmamış sinir sistemlerinin dünyaya yaptıklarını görmüyor musunuz?
- İnsan, kendinden de yoruluyor. Belki de en çok ve sadece kendinden. Zaten her şey, kendinden kendine yaptığın bir yolculuk değil midir?
- Kitaplar bizim birbirimize bağlı olduğumuz görünmez kodlardır. Çağırırlar ve bağlarlar. Kimin kitabını hayatında tutuyorsun?
- Yaşamdaki rehberlikten istifade etmek istersen, bir sor: “Buradaki ihtiyaç ne? Buradaki karşılanmayan talep ne?”
- Dilimiz ile içeriye neler alıyoruz? O, çok ehemmiyetli bir emanetçi.