Eleştiri 1.0: Küreselleşme
Eylül 8, 2018
Rastgele
Eylül 8, 2018

Sanal ve Gerçek İç İçe: Arttırılmış Gerçeklik (Augmented Reality)

Oyunlar ve bilim-kurgu filmleri bu zamana kadar bize sanal dünyanın kapısını aralayan başlıca ögeler oldular. Yarattığımız bu sanal unsurları gerçek hayatımıza entegre etme arzumuz “Artırılmış Gerçeklik (AR)” teknolojisinin temellerini attı. Vikipedia tanımıyla AR; gerçek dünyadaki çevrenin ve içindekilerin, bilgisayar tarafından üretilen; ses, görüntü, grafik ve GPS verileriyle zenginleştirilerek meydana getirilen canlı veya dolaylı fiziksel görünümüdür.

AR çoğumuzun hayatına PokemonGo oyunu veya Snapchat’te dil çıkaran köpek suratı filtresiyle girdi ve bu teknolojide telefonlarımızın kameraları başrol oynuyor. Obje tanıma, görüntü işleme ve konum servisleri; AR için gerekli başlıca teknolojiler olarak sıralayabiliriz. Çoğu AR uygulamasını kullanabilmek için telefona yüklediğimiz bir uygulama ve kameramız yetiyor.

Şu an dünya çapında AR için çok fazla yatırım yapılıyor ve turizm, emlak, eğitim gibi çok farklı sektörlerde de kendine yer bulmuş durumda AR teknolojisi. Yatırımların başını tabii ki de büyük abiler Google, Amazon, Apple, Microsoft, Facebook çekiyor. Hepsinin AR için özel üretilmiş gözlükleri ve uygulamaları bulunmakta. AR’nin hangi sektörlerde nasıl çözümler getirdiğine bir bakalım.

EĞLENCE

Eğlence ve oyun sektörü aslında AR teknolojisinde başı çekiyor diyebiliriz. Şu an dünyadaki çoğu insanın akıllı telefonlara sahip olması; AR teknolojisine ulaşması, kullanması ve kendince bir şeyler üretmesi için yetiyor. İsteyen kolaylıkla Snapchat Lens Studio’da yeni filtreler üretebilir. İsteyen AR gözlükleri alarak yanı başında duracak bir sanal robot yaratabilir. Bir AR gözlüğüyle nasıl bir evrene açılabiliriz derseniz bu konuda sınırları zorlayan ve 6,3 milyar dolar değerlemeye ulaşmış MagicLeap* şirketinin sitesine bir göz atın derim.

TURİZM

Amerika’da ‘The Bone Hall’ ** adında hayvan iskeletleri sergileyen bir müze, AR’yi aktif olarak müzede kullanıyor. Nasıl mı? Müzenin çıkardığı ‘Skin and Bones’ uygulamasını telefonunuza yüklüyorsunuz ve telefonun kamerasını iskelete tuttuğunuzda uygulama sizin için iskeletin etrafını hayvanın gerçek biçimini oluşturacak şekilde tamamlıyor ve karşınızda duran iskeletin aslında nasıl bir hayvana benzediğini görebiliyorsunuz.

 

 

 

 

 

 

Tarihi eserler sergileyen müzelerde de buna benzer uygulamalar karşımıza çıkıyor ve ziyaretçilerin müze deneyimini çok daha keyifli hale getirmeyi hedefliyorlar. Anıtkabir’de de AR teknolojisi kullanılıyor. Uygulamaya tanıtılmış bir perdenin yanına geçip fotoğraf çekindiğinizde, Atatürk’ün üç boyutlu görüntüsüyle beraber aynı karede oluyorsunuz.

EMLAK – DEKOR

AR teknolojisiyle birlikte emlak ve dekorasyon sektörlerinde de yenilikler var. Hepimiz biliriz; bir apartman inşa edilirken bir örnek daire olur ve dairenin bitmiş halinin nasıl olduğu bu şekilde müşterilere gösterilir. Artık mobilyalar, dolaplar vs. olmadan boş daire üzerinden AR teknolojisi sayesinde daire tasarımını telefon ekranından üç boyutlu bir biçimde görebiliyoruz. Ya da salonunuza almak için beğendiğiniz bir koltuk takımını odada nasıl duracak diye daha almadan deneme imkanına sahip oluyorsunuz. Sayısız model arasından dilediğiniz modeli ve rengi deneyebiliyorsunuz hiçbir efor sarf etmeden. SIMS oyunundaymış gibi sanal olarak evinizi dekore edip görebiliyorsunuz.

 

 

 

 

 

 

 

AR alanında faaliyet gösteren yerli girişimler arasında Pandora tam da bu konularda hizmet veriyor. Mimari alanda 3D modellemeleri kullanarak esnek tasarımlar yapıyorlar ve müşterilerine hayal ettikleri dizaynları üç boyutlu olarak sunuyorlar.

EĞİTİM

Görselleştirmenin öğrenmeye katkısı yadsınamaz. Her eğitim kurumunda, her fakültede modellemelerden yararlanılıyor ve öğrencilere daha efektif bir öğrenme süreci sunuluyor. Örneğin tıp fakültesinde öğrenciler, onlarca kemik ismini ezberledikten sonra iskelet maketi üzerinden pratik yapıyorlar. İç organlar için, kemikler için, kas dokusu için farklı farklı çok sayıda maket var. AR teknolojisi bu noktada eğitimde görselleştirme konusunu çok daha iyi bir noktaya taşıyor. Öğrenciler ve öğretmenler maketlerle uğraşmak yerine Microsoft HoloLens*** kullanarak önlerinde beliren üç boyutlu sanal bir vücut üzerinden gözlem yapabiliyorlar. Basit el hareketleriyle farklı kısımlara geçiş yapıp vücudun her kısmını inceleme imkanına sahip oluyorlar. Önlerinde beliren beyin üzerinden hangi hareket yapıldığında hangi lobun aktif olduğunu veya nöronların haberleşme ağını aktif bir şekilde görebiliyorlar.

 

 

 

 

 

 

ENDÜSTRİ

Artırılmış gerçeklik, makinelerin birbiriyle iletişimde olduğu Endüstri 4.0’da da aktif olarak kullanılıyor. Fabrikadaki mühendisler ve çalışanlar anlık olarak makinelerin ürettikleri veriyi, arızalarını ve parça bilgisini görsel olarak takip edebiliyorlar. AR aynı zamanda kullanım kılavuzu olarak da işlev görüyor. Telefon kamerasını bir makineye tuttuklarında hangi parça hangi işi üstleniyor veya hangi düğme ne işe yarıyor ekrandan rahatça gözüküyor. Burada AR teknolojisinin değer önerileri araştırma ve öğrenme sürecini kısaltmak, erişilebilirliği artırmak.

 

 

 

 

 

 

 

Gerçek ve sanalın bu kadar iç içe girmesi bence bundan 20-30 yıl sonra kavram karmaşasına yol açabilir. Hatta biraz daha fütüristik bakarsak olaya, hayatımızın içinde gerçek hayattan farksız simülasyonlar yaratabiliriz WestWorld dizisinde olduğu gibi. Ve aklıma direkt 2001 yılında Nick Bostrom tarafından öne sürülmüş Simülasyon Argümanı geliyor. Yani insanlığın gelişmiş bir uygarlığın tasarladığı bir simülasyonda bulunan oyuncular olduğu. Düşünüyorum da neden olmasın?

AR üzerine çalışan yerli ve yabancı girişimlerin birkaçını aşağıdaki linklerden
bulabilirsiniz.

* https://www.magicleap.com/experiences/create/
• https://www.arpandora.com/tr/
• http://www.hangaarlab.com/
• http://hololamp.tech/
• https://www.blippar.com/

Linkler:
** https://naturalhistory.si.edu/exhibits/bone-hall/index.cfm
*** https://www.youtube.com/watch?v=SKpKlh1-en0

https://www.youtube.com/watch?v=UhW12bILH7U – endüstri 4.0



Paylaşmak Güzeldir:

Enes Karahançer
Enes Karahançer
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Elektrik-Elektronik Mühendisliği okuyor. İnsanların önemli bir sorununa çözüm bulan teknoloji tabanlı bir start-up kurmayı hedefliyor. Gezerek keşfetmeyi, yemek kültürünü daha da geliştirmeyi ve teknoloji trendlerini takip etmeyi oldukça önemsiyor. Girişimci ruhlu yazarımız teknoloji alanında yazılar kaleme alacak.