Alfabe II
Temmuz 8, 2018
Tren kaçıyor: Bilişim Çağı
Temmuz 8, 2018

İhtiyaç

   Masamın başındayım.

   Boş bir sayfa uzanıyor önümde. Mürekkebi parmaklarıma bulaşmış kalemim elimde. Konuşuyorum kalemimle.

   Öyle bir yazı yazmalıyız ki diyorum, bağırsın bütün acıları. Seslensin tüm yüreklere. Diyorum ki kimse bu yazıdan sonra hayatına eskisi gibi devam edemesin, tokat yemiş gibi olsunlar. Ama öyle şefkat tokadı gibi değil diyorum harbi bir tokat gibi. Çünkü diyorum, ben içimi döküyorum kağıda. İçim diyorum, içim. Paramparça. Neden diyor kalemim. Kalemimden utanıyorum böyle bir soru sorduğu için; en az sokaktaki insanlardan utandığım kadar. Çocuklar diyorum, küçükler. Gidiyorlar. Gidip gelemiyorlar. Gün yirmi dört saat insan avında diyorum. Sabahın buz mavisinde ya da akşamın lacivertinde diyorum. Hiç fark etmiyor. Günün her maviliğinde birileri gidiyor. Elden ne gelir diyor kalemim. Elden diyorum konuşmak gelir. Elden bağırmak. Elden avaz avaz bağırmak. Nasıl duruyor bu insanlar böylece diyorum. Nasıl hiçbir şey olmamış, hiçbir şey olmuyor gibi diyorum. Ya hu diyorum masumiyet timsalleri. Bebekler. Aç o bebekler, susuz da diyorum. Evsiz bazıları da diyorum. Annesiz diyorum ya hu! Annesiz. Ha bir de diyorum bebekler mahkum! Kalemim diyor sus. Sen bilmezsin onları. Onlar görünene aldanır, görünenle yetinir. Yaşamın devamının yegane şartıdır bu. Uyurlar. Ama diyorum uyumak çocukların dehşetle baş etme yöntemi bizim değil. Kalemim diyor onlar dehşetle baş etmez çünkü dehşeti görmeyecek kadar yükseklerdeler, kuledeler. Kalemim diyorum onlar kulede sanıyorlar ya kendilerini ya kuyudalarsa. Ya kuyudaysak ya düştüysek.  Düşersin diyor, kuyudur düşülür. Yusuf da düşmüştür. Diyorum nasıl bu kadar gamsızsın? Diyor öğrenirsin. Diyorum öğrenmeyeceğim çünkü diyorum adaletsizliği engelleyecek gücümüzün olmadığı zamanlar olabilir. Fakat itiraz etmeyi beceremediğimiz bir zaman asla olmamalı.* Kağıt sesleniyor: Sona yaklaşıyoruz. Doluyorum acıdan haksızlıktan doluyorum diyor. Ne çok acı var* diyor. Diyorum geçecek. Eklemek istediğin bir şey var mı diyor mürekkeple içi kararan kağıdım. Diyorum var, adalet. Adalet diyorum adalet adalet adalet adalet adalet adalet…

   Çünkü diyorum en çok tekrarladıklarım en çok ihtiyaç duyduklarımdır.

 

*1 Elie Wiesel

*2 Cahit Zarifoğlu

 



Paylaşmak Güzeldir:

Ruveyda Önder
Ruveyda Önder
Uludağ Üniversitesi Hukuk bölümü öğrencisi. Kitaplarla arası oldukça iyi buna binaen yazmak en büyük hobileri arasında. Arkadaşları kendisini cesur, girişken, neşeli ve dobra olarak tanımlıyor. Yeni şeyler tanımaktan/öğrenmekten ve kış sporlarından hoşlanıyor. Amatör olarak da çello ile ilgileniyor. Hedefi alanında en iyisi olmak hayali ise evrensel bir aktivist olmak. Arada sorunlara sebep olsa da yüksek özgüveninden de memnundur.