1984’ü Anlamak
Mart 3, 2020
İnkişaf Kültürü
Mart 3, 2020

Kimse III

KİMSE III

hadi Rahip, lütfen yaklaş bana

çünkü bu ruhun sırtındaki heybesinde

berbat itiraflar, kestirme iltifatlar

lanetli iftiralar

ve fazlasıyla ihtilaflar var

 

diyeceklerim belirsiz işte

söylemem gerekenler,

kimi gereksiz söylemler belki de

 

başlıyorum öyleyse

ilk bizim John’un barında

kapının önünde karşılaşmıştım onunla

ağzında Louixs Purosu, başında beyaz kovboy şapkası

ben sarhoştum,

o beyaz Cadillac’ının kaputuna yaslanmıştı

çok içmiştim o gece, dudaklarım alkolden kurumuştu

gözlerim sigaramın isinden buğuluydu

o gün önümü görebilsem

bugün günümü görmekten kurtulurdum belki

 

kaputtan atladı – yakasını katladı

(o sıra bir dal çıtladı)

bana yaklaşmaya başladı, gözlerimi yokladı

avuçlarım sıkılıydı

karnımda hınç tıkılıydı

ayaklarım ağırlaşmıştı aklım yozlaşmıştı

ifrit gibi bitiverdi yanıma, yakaladı elimi

seni tanıyorum delikanlı dedi

seni tanıyorum genç adam

perişan ellerinden tanıyorum seni

kindar halet-i ruhiyyenden tanıyorum seni

pokerin kötü, şansın beş parasız

önündeki yıpranmış deste

seni tanıyorum genç adam, sendim ben dedi

şimdi izin ver sana dünyanın anahtarını vereyim

her kadını dans ettirecek şarkılar öğreteyim

efendileri deke düşürecek oyunlar göstereyim

sadece bir adım yaklaş bana

sonra bırak gökyüzü alevlere karışsın

 

rahip bilir misin acaba

o zamana değin kaç kişi

soruyorum kaç kişi bana beni benle izah etmiştir

söylememi ister misin ?

KİMSE

 

Kimsenin, hatta şu anda senin bile bilincinde

Bir toz kadar yer kaplamıyorum

Ama o öyle değildi

Bilmez misin rahip

Şeytan her zaman takım elbisesiyle gezer

Beyaz Cadillac’ında

Camdan sarkmış elinde Louixs Purosu

Işıksız kasabamızın karanlık gecesi kadar siyah

kırık bir viski şişesi kadar keskin

 

ne kadar aptalmışım

kahrolası ellerim, şehvetim

her şeyin bir bedeli varmış meğerse

biricik ruhum, sonsuza kadar parlayacak yegane şey

tıpkı o evi yakarken kullandığım çakmak gibi

 

girdi aklıma, çeldi fikrimi

sürükledi arkasından, deldi bilincimi

beş yıllık çakmağımı çıkardı cebimden, uzattı bana

al bunu dedi

al ki paklayasın ruhunu, kendi kendinin kurdunu,

bu alçakların yurdunu

aklım yoktu, fikrim yoktu, en ufak bir hissim yoktu

şimdi görüyorum işte her şeyi rahip

dualarını et, beni yalnız bırak

şimdi ödeşme zamanı

Cadillac’ın sesini duyuyor musun

Puronun kokusunu alıyor musun

Ayak sesleri geliyor, çabuk git buradan

Canını seviyorsan git

 

  • Rahip saat 05.30 sularında odadan çıkmak zorunda kaldığını, zira tutuklunun kendi kendine konuşmaya başladığını, yine aynı tutuklunun odada sadece ikisi olmasına karşın üçüncü bir kişi daha varmışçasına el kol hareketleriyle bir noktayı işaret ettiğini, odadan ağır bir is kokusunun yayıldığını belirtmiş, tutuklunun yeni bir kundaklama işi yapması çekincesi sebebiyle yetkililere haber vermek gayesiyle oradan çıkmıştır.
  • 40 civarlarında odaya 2 adet gardiyan, tutukluyu derdest etmek için gönderilmiştir. Koridorun sonunda bulunan odaya gitmeleri yaklaşık 2 dakika sürmüştür. Bu sırada yan hücrelerdeki tutukluların da bağırdıkları, bazılarının nöbet geçirdikleri kayda geçirilmiştir.
  • Tutuklu “Kimse”nin hücresinden “yalvarırım bırak beni, vazgeçiyorum, pişmanım” tarzı sözler sarf ettiği, Tanrı’ya yalvarmalar ve akabinde hakaretler sıraladığı yan hücredeki tutuklu Patrick tarafından ifade edilmiştir.
  • Gardiyanlar odaya geldiklerinde tutuklu “Kimse” odada bulunamamıştır. Kaçmaya dair herhangi bir somut delil olmaması ile birlikte çalışmalar hızla yürütülmektedir.


Paylaşmak Güzeldir:

Alperen Onatkan Yılmaz
Alperen Onatkan Yılmaz
Boğaziçi Üniversitesi’nde Tarih bölümü öğrencisi. Okumayı, gezmeyi ve dinlenebilecek her müziği dinlemeyi çok sever. Tarih muhabbetleri yaparak insanları büyülemek en büyük hobilerinden. Bütün dünyayı gezmek isteyen, insanları dinlemeyi seven, sergiden sergiye ve tiyatrodan tiyatroya koşan ama koşamazsa da Kadıköy vapuruyla giden birisi. Akademisyen olmak isteyen yazarımızı tarih ve sanat dallarında yazarken bulabilirsiniz.