Kimse III
Mart 3, 2020
Selvi Gürevin (Atıksız Ev) İle Röportaj
Nisan 3, 2020

İnkişaf Kültürü

Geldik XYZ Yazı Serisi’nin sonuna. İlk öğrenim döngüsünün ardından faaliyet temalı ikinci döngüyü kapatıyor ve değişimi temsil eden üçüncü döngüye giriyoruz. En azından kendi adıma bir geçiş oluyor diyebilirim. İlk yazı serim ile Simurg Derneği’nin hikayesini ve temel mantalitesini anlatmaya gayret göstermiştim. Gayret göstermiştim diyorum çünkü tek bir kalemden böylesine kollektif bir doğuma ad koymanın ötesine geçebilecek birisi değilim. Kendisini farklı şekillerde anlatabilen zengin bir içeriği ancak kendi çapımda yorumlamaya özen gösterebilmiştim. Ardından sürekli eşleştirildiğim “kariyer” kelimesinin hakkını teslim etmek amacı ile son kez gerçekleştirdiğim ve şu an çoktan devretmiş olduğum XYZ Kampı’ndan esinlenerek XYZ Yazı Serisi’ni yazmak istedim. 2011 yılından 2019’un senesinin sonuna kadar 8 yıl boyunca, neden 2 döngü boyunca gelişimi ve ilerlemeyi hedefledim, bunu bir nebze ifade etmek ve belli açılardan naçizane yol göstermek istedim.

 

Seriyi sonlandırırken birkaç noktayı açıklamak istiyorum. Süreç içerisinde aldığım soruları da cevaplamış olurum. Aynı zamanda geleceğe yönelik olarak kendime miras bırakmak istediğim birkaç cümle de yazmış olurum.

Nedir bu döngüler?

 

İnsanların dönemsel olarak yaşadıkları olayların ağırlıklı olarak bazı ana konuları olduğuna inanıyorum. Bilinç ile bu konular yönlendirilebilirken akışa bırakılarak günün sonunda ne olduğu da tayin edilebiliyor. 2011 yılında birçok anlamda dibi hissettiğim bir dönem yaşamıştım. O noktada ipleri elime almak ve dört yıllık planlar ile hayatıma ağırlığımı verip temamı kendim belirlemeye karar vermiştim. Ne kadar başarılı olduğum tartışılır. Ancak ben aldığım sonuçlardan tatminim. Hatta arzu edildiğinde akışın ve enerjinin gerekenleri insana getirebildiğini öğrendim. Fırsatları görebilmek, azim ile çalışmak ve doğru değerlendirmeler yapmak ile beraber güzel süreçlerin yaşandığını gözlemledim. Özetleyecek olursak:

 

  • İnsanlar hayatlarında dönem dönem belli konuların ağırlığı altında yaşar. Bunlara döngü diyebiliriz.
  • Akışa bırakarak da konuları yaşayabilir. Konuyu belirleyerek yaşanılanları da kontrol edebilir.
  • Yaşam bir hikayedir ve bölümleri vardır. Belki de döngü ve bölümler aynı kavramlardır.
  • Enerji var mıdır? Bence vardır. Varsa döngünün kontrolünde önemli bir etkendir. Bence öyledir. Sizce nasıldır?
  • Döngüler arası geçişler sancılıdır. Her döngü bir plan veya öğreti ile başlar. Sorunlar ve sınanma ile devam eder. İyi veya kötü olaylarla sonuçlanır. Nihayetinde her zaman deneyim elde edilir. Deneyim en güzel başarıdır.
  • Bazen özetlemek daha çok konuşmaktır.

 

Birinci Döngü – Öğrenim – 2011/2015

Kayıp bir ruh olarak amaçlar edinip bu doğrultuda kendimi geliştirmeye başladığım ilk döngüm. Çok insan tanıyıp çok insan kaybettiğim, sonlara doğru YouthINnovation ve KJA İnovasyon Kampı gibi projelere imza attığım bir akış. Öğrenmeyi ve bireysel olarak adım atmayı benimsediğim bir süreç.

 

İkinci Döngü – Faaliyet – 2015/2019

Daha kollektif bir bilinç ile bireyselliğin ötesini keşfetmeye başladığım döngü. Çok hata yapıp çok sonuç aldığım, ortalarında arkadaşlarımla Simurg Derneği’ini kurduğum, sonlarına doğru II. XYZ Kampı’nı gerçekleştirdiğim ve Ravenity Investment’ın kuruluşunda yer aldığım akış. Ekibi ve samimi faaliyetlerin yüzlerini öğrendiğim süreç.

 

Üçüncü Döngü – Değişim – 2019/2023

27 Mart tarihinden itibaren başlayan ve beni delice heyecanlandıran tema. “Kariyer” kelimesinden “Hikaye” kelimesine doğru yolculuğumun dönemi. Şu an üzerine anlatım yapabilme kabiliyetim sınırlı olmakla beraber bir sonraki, yani dördüncü döngünün ise şimdiden “Haz” olduğunu ekleyebilirim.

 

Her bir döngünün farklı temaları olmakla beraber hepsinde ortak gördüğüm bir nokta var. Gelişim, ilerleme ve mücadele unsurları. Bu unsurların meydana getirdiği bütünü İnkişaf Kültürü olarak görüyorum ve adlandırıyorum. Mücadele ederken ilerlemek ve gelişmek. Geriye düşmenin de çıktılarını doğru bir şekilde idrak edersek o süreç de bir ilerleme kabul edebilir. İnkişaf Kültürü bunu iddia eder. Birazdan daha detayına gireceğiz.

 

8 yıl süren ilk iki döngünün sonunda gerçekleşen rotasyon (değişim) öncesi son nokta XYZ Kampıydı. Bunca yılın ardından bu yazı serisi ile birlikte hayallerimizi hikayelerimiz için nasıl bölümlere dönüştürebilirizi adım adım anlatmaya çalıştım. Rejeneratif İnovasyon yazısında hayata etki etmek için nasıl bir temel yaklaşım oluşturabiliriz veya varlığımızı devam ettirmenin trend stratejisi ne olabiliri ele almak istedim. Hikayenize bir bölüm yazmadan önce hedefi doğru bir şekilde belirlemek lazım sonuçta. Hikaye Kariyerden Üstündür yazısı ile hikaye yazımını içselleştirmenin önemini vurgulamaya gayret ettim. Fevkalbeşer Güç yazısında ise bireyselliğin küçük çıktıları yerine “ekip” gerçeği ile nasıl bir güç olunabileceğini ve hikayenin farklı karakterlere da kapısının açık olduğunu göstermeye çalıştım. Tasavvur Çalışması yazısında tasarının öneminin altını çizdim. Bu konuda hem fikir olacağımızı düşünüyorum. Ardından Sabır & Dirayet yazısı ile sürecin zorluğunu ve sonucun gerekliliklerini ele aldım. Arada da Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri üstünden Sorumlu Üretim ve Tüketim diyerek tüketime değindim. Şimdi geldim İnkişaf Kültürü yazısına. Sizinle de tam bu cümleye kadar altyapıyı oluşturduk.

 

İnkişaf Kültürü

 

Kelime anlamı itibari ile inkişaf, gelişim ve açığa çıkma anlamlarını ifade eder. Buradan ilerleyerek teorik bir kalıp oluşturuyoruz. Adını da İnkişaf Kültürü koyup altında bir takım elementleri yapılandırıyoruz. Neler bunlar?

  • Hikaye
  • Döngü
  • İlerleme
  • Mücadele
  • Gelişim

 

İnkişaf kültürüne göre kişi kendi hikayesini yazar. Hikaye birçok bölümden, bölüm döngüden ve döngü bir tema çevresinde gerçekleşen olaylardan oluşur. Olayların gerçekleşebilmesi için mücadele gerekir. Tüm süreç gelişim sağlar. Günün sonunda hikayenin sayfaları ilerler. İçerikten bağımsız olarak her zaman ilerleme mevcuttur. Aynı zamanın akışı gibi. Ancak paralel değildir her zaman. Bazen ilerleme zaman ötesidir. Hikaye ilerler ama zaman geriye doğru akar. Çünkü kişi değerlendirme yapıyordur zihninde. Fark etmeksizin birçok formasyona sokabiliriz bu durumu. Şimdilik kafa karıştırmayalım. Temelleri anladığımız sürece herkes kendine göre yorumlayabilir ve devam edebilir. Sonuçta İnkişaf Kültürü diye bir kavram düne kadar yoktu. Bu benim nezdimde kabul ettiğim zihinsel bir pratikti. Bugün XYZ Yazı Serisi’ni bu pratik ile tamamlayarak sadece bir model sunmak istiyorum. Belki işe yarar belki yaramaz.

 

Hayata böyle yaklaştığımız takdirde hepimiz kendi hikayemizin kahramanı oluyoruz. Öncelikle bunun farkına varalım. Kendi beden ve zihin dünyamıza hakim olduğumuz kadar kimseye hakim olamayız. Çok iyi analiz eden ve hisseden yetenekli bireyler olsak bile tam anlamıyla birisini avucumuzun içerisine alamayacağımızı idrak etmeliyiz. Bundan ötürü sağlıklı bir şekilde kendimize ve hikayemize odaklanmamız gerekiyor. Bunun için tanınması gereken ana karakter “benlik”. Bu yazıda bu konuya derinlemesine girmeyeceğim. Çünkü ilk serinin son yazısında bir metodoloji oluşturmaya çalışmıştım. Bakmak isteyenler Deneysel Kaf Metodolojisi yazımı okuyup buraya benliği ve istikameti konusunda belirli fikirler ile yeniden dönebilir.

 

Kahramanın benliği konusunda fikirleri olan kişi artık hikayesini yazmaya başlayabilir. İlerlemek için kahramanı tamamen tanımaya gerek yok. Zaten hikaye içerisinde çok daha iyi tanıyacağız. Karakter gelişim sürecini direkt yaşamak hislerden çalmak anlamına da gelebilir. Buna dikkat etmeli. Ardından hikaye yazımı ile beraber döngüler de başlar. Toplumda çoğunlukla insanlar basit planlar ile yaşamayı tercih eder. Çünkü daha konforludur. Bu konforlu planlar genelde döngüleri kontrol etmekten ziyade kişinin keşfetmeye veya döngü bittiğinde ne yaşadığını anlamlandırmaya odaklanmasına neden olur. Bir de deli divane plan yapanlar vardır ya da kurgularını yazmak için tutuşanlar. Plan yapanlar her zaman başarılı olur mu bilemem. Sözlem biraz teknik kalabiliyor. Benim burada tercih edeceğim ana söylem kurguyu yazmak için tutuşmak olur. Temayı belirlemek için kişinin kendi dinamiğini bilmesi, varlığını anlamlandırması, duygularını tanımlaması, düşüncelerini şekillendirmesi ve davranışlarını seçmesi gerekir. Bunları yapınca zaten süreç kendiliğinden gerçekleşiyor. Günü gününe, saati saatine, yıl yıl, şunu bunu yapacağım diye planlamaya gerek yok. Dinamik, varlıki duygu, düşünce ve davranış. Bu beşliyi düşünerek sıcak gelen temayı seç ve ona odaklanarak basit planlar yap. O zaman ayrışma başlıyor ve döngü sizin kontrolünüze geçiyor. Hikayenin kahramanı aynı zamanda yazarı oluyor.

 

Elbette tüm bu ilerleyiş içerisinde birçok olay da yaşanıyor. Olay kavramı da beraberinde mücadeleyi getirir. Mücadele gücünü bulmak için ise kişinin ruhunu beslemesi gerekir. Bu yüzden İnkişaf Kültürü der ki, ruhunuzu besleyen kaynakları tespit ederek mümkün mertebe düzenli ilişki kurun. Bu tiyatro da olabilir çikolata da. Yeter ki fizikselliğin ötesinde ruhu beslemeyi başarabilin. Mücadele gücü kendiliğinden gelecektir. Bütün bunlar yaşanırken muhakkak insan gelişiyor, hikaye ilerledikçe öğrenimler artıyor ve ruh büyüyor. Yine de İnkişaf Kültürü bununla yetinmiyor. Açığa çıkmayı da gerekli buluyor. Yani ilerleyişin getirdiği gelişimin fazlasını istiyor. Geri bildirim toplamayı, iyi veya kötü bütün deneyimlerin çıktılarını analiz etmeyi, düşünmeyi, düşünmeden zihni dinlendirebilmeyi ve yanılgıları kabul edebilmeyi teşvik ediyor. Bunlar üzerinden açığa çıkma potansiyelinin gerçekeşebileceğini de kabul ediyor.

 

8 yılın sonunda ulaşılan nokta burası. Kariyer inşası değil. Hikaye yazımı. Hal böyle olunca şimdiye kadar atılan adımların gösterdiği gelecek için rotasyon şart oluyor ve değişim üçüncü döngü ile beraber yeni bir rota işaret ediyor. Sıradaki serimizde ve yeni döngümüzün getirdiklerinde görüşmek üzere.

 

Hikayenizi anlamlandırın!

 


XYZ Yazı Serisi

Öğrenip hayal kurmak ile başladı tüm hikâye. 2011 Eylül ayından 2015 Ağustos ayına kadar birçok düşünce hayata geçirildi. 4 yıl boyunca deneme yanılma yolu ile test edilen amatör fikirler kendini büyük planlara bıraktı. 2015 yılının Eylül ayından bu yana süren çalışmalar kendi zeminine oturmuşken şimdi yeni bir yol çiziliyor. 2019 Ağustos ayında gerçekleşecek XYZ Kampı, son devir teslim olurken koca bir 4 yılı da kapatan imza olarak hayata geçiyor. Bu seride hikâyenin yeni bölümüne hazırlık yapıyoruz. Hepimizin hayalleri var. Onları gerçekleştirmek için XYZ yazı serisi sizleri kendisini okumaya davet ediyor. Serinin yazıları:

 

  1. Rejeneratif İnovasyon
  2. Hikâye Kariyerden Üstündür
  3. Fevkalbeşer Güç
  4. Tasavvur Çalışması
  5. Sabır & Dirayet
  6. İnkişaf Kültürü


Paylaşmak Güzeldir:

M. Haluk Ovacık
M. Haluk Ovacık
Simurg Derneği kurucularından olan M. Haluk Ovacık kendi Kaf Dağı yolculuğunu sürdürmektedir. Hayallerini gerçekleştirmek için arkadaşlarının ideallerinin bir parçası olmaya özen gösterir. Tiyatro ve sinemayı takip etmek en sevdiği aktivitelerdir. Hedefi, sevdiği alanlarda yetkin bir birey olmaktır. Kendisini çalışırken veya toplumsal analizler üzerinden tavsiyeler verirken bulabilirsiniz.