Bazen sahte anlamlara tutulmak
Savaşmak yel değirmenleri ile
Kendini üstün saymak esen meltemden
Küçük görmek sarp kayalıklı tepeleri
Ne de büyük bir avuntu
Anlamsızlıktan kaçanlar için
Kaleler inşa etmek, taçlar takmak
Altından oyma tahtlarda oturmak
Kırılganlığını insanın gölgelemeye çalışmak
Oysa göbek kordonumuz doğayla bağlanmış
İzin vermiyor kesmemize
Tapınacak putlar bulmak
Çevreni onlarla sarmalamak
Çevrene sınırlar çizmek
Korkutucu olan gerçeğe gözlerini kapamak
İnsanın kırılgan doğasını
Kalın duvarlı sınırlar
Altın tahtlar değiştirmemekte
Bana anlatma kahramanlık öykülerini
Övme kendi ellerinle çizdiğin sınırlarını
Kendi anlamına sürükleme beni
Çünkü bir kez gördün mü
Aynaya bakınca o kırılgan insan doğasını
İnandıramazsın öykülerine beni
Ben kendi öykülerimin ormanlarında kaybolmuşum
Kendi putlarımı kendim oymuşum
Şimdi nasıl yakayım öykülerimi
Nasıl putlarıma yüz çevireyim
Kendi anlamına sürükleme beni
Çünkü ne seninki ne de benimki
Doğru olan
Gerçekler evrenin karanlık sonsuzluğuna yazılmış
Gerçekler insanın evrendeki yalnızlığına atıfta bulunmuş
Tüm insan anlamları koca evrende çözünmüş
Ve evrenin anlamsız doğasına karışmış