Seçim B1 – Nehir, sevgilisiyle eve geçer.
Mart 5, 2026
Sonun Başlangıcı
Mart 5, 2026

Seçim B2 – Nehir, arkadaşlarıyla buluşmaya gider.

Sizce yanlış yerde olmak mı daha zor, yoksa kendinizle yüzleşmek mi? Olduğunuz yeri iyileştirmek ne kadar mümkün veya kendinizle yüzleşmenin bedeli nedir?

Nehir, senin eşliğinde boğulduğu ortamdan uzaklaşmayı seçti.

Bazen sadece mesafe koymak yetmez. Başlangıçta sorundan uzaklaştığımız için rahatlamış hissederiz. Ancak asıl problem soruna geri döneceğimizi bilmektir. Geçici atılan bu adımın bir sonu olduğunu biliyor olmak insanda fevkalade bir buhran oluşturabilir. Nehir, o buhranı yaşadı. Kendisi için bir adım atmak yerine, ilişkisini kendisine tercih etti. Bunun sonucunda ise ilişkisinde aslında tercih edilemeyeceğini gördü. Sadece yeni bir anlaşılma savaşı başlamıştı. Belli ki bir süre daha bu devam edecekti. Ancak en azından bu gece uzaklaşabilirdi. Arkadaşları ile buluşabilir, içebilir ve dans edip kafasını dağıtabilirdi. Yaptı da. Saatler birbirini kovaladı ama bu sefer olduğu yerden çok memnundu. Ne yalnızdı ne boğuluyordu. Her şeye bir mola vermiş ve sorunlarıyla arasına bir mesafe koymuştu sanki. Adının Nehir olduğunu öğrenen ve “Ben de Deniz,” diyen birisinin bir anlığına da olsa kendisini öpmüş olduğunu fark ettiğinde çoktan sabah olmuştu. Bir kez daha arkadaşlarıyla güneşin doğuşuna kadar eğlenmişlerdi. Şimdi eve dönüp akşama kadar uyuyacaktı. Ancak bu sefer uyandığında hatırlayacağı bir detay olacaktı. Biri onu öpmüştü. Peki, bu neden iyi hissettirmişti? Yüzündeki ufak gülümsemeyi fark etti. Taşkınlığının Deniz ile buluşması ona canlılık katmıştı. Çünkü aylar sonra anlamsız da olsa birkaç saniyeliğine özel hissedebilmişti. Aklına ilişkisi geldi. Önce bir suçluluk hissetti. Sonra sevgilisine, yani öfkelendiği adama kızdı.

“Beni nasıl birisine dönüştürdün böyle?”

(Değerli okur, ulaştığın sonun benim nezdimde adı “Taşkın Ton”dur.)





Paylaşmak Güzeldir: