Kentin Siber Hayaleti
Şubat 3, 2026
Tutkunun Peşinde: Ezoterizm
Şubat 3, 2026

Ses Sorgusu

Konuk Yazar: Dilara Küçükafacan


 

Daha da anlamlandırmaya çalışıyorum kimliğimi. Dalların arasında kollarımdan kan akarken koşmak zorundaymışım gibi hissettiriyor. Nedense durmak bir seçenek değilmiş gibi, şayet durursam bir şeyler bir yerlerde son bulacak ve o son da beni bir noktadan sonra içine çekecek.

Kurallara nasıl karşı çıkarım? Kendi kurallarımı nasıl hiçe sayabilirim? Nasıl bu kadar serbest kalıp kendimi hapsedebildim dünyama bilmiyorum. Yardım lazım arkadaşlar. Hem de çok fazla çünkü artık ne ayaklarım beni taşıyor ne de akacak kanım kaldı. Kalbim ağrıyor. Bir şeyler hissettikçe kalbim ağrıyor. Acı, mutluluk, korku, heyecan… Ne yapsam kalbim ağrıyor, ne ile ilgilidir bu? Susmayan seslerdense kocaman bir sessizlik var içimde. Dinmiyor, dinemiyor. Yaşadıkların küçümseniyor hem sen tarafından hem de başkalarınca. Elinden çıkan her şey yapmacık geliyorsa sen nesin ki?

Ne yapacağım? Benimle nereye gideceğim? Neden tek olmalıyım? Bir şeye kendini tam olarak vermek için neden bir şeyler olmalı çokça bağlandığın? Kendini rahat mı hissetmelisin kendinden bahsetmek için? Yoksa o kadar mı yalnızım, tanımadığım birisinin tişörtünü giyip kokusunu içime çekecek kadar? Sanırım evet, yapayalnızım. Yazmak zor bu satırları. İnsani bir bilincin sancılarını yaşamak ve farkında olup son verememek çok acınası geliyor artık. Hep böyle sürecekse neden hala buradayız ki? Burada olmayanlara sorduğum bir zaman diliminde bana verdikleri tek cevap başka bir seçeneğin olmayışıydı. Başka neyi tercih edebiliriz ki var olmaktan başka?

Yatağımdan saatlerce çıkamayışlarım artmaya başladı. Hayatımda ilk değil ama ilk defa bu kadar karşı koyamaz haldeyim. Saatler eskisinden daha hızlı akıyor. Yastığıma gömüldüğümde tavanda yazmayan ama okuyabildiğim yazılarda buluyorum bazen kendimi. Sarılmak istiyorum kendime. Bana ben lazımken hiç yanımda olamadım. Sorularla dolup taşan başımı kendi dizlerime yaslayamadım. Ne soğuklar atlattım da kendime bir hırka veremedim. Elimde bir kalem, bazen bir gitar, bazen sadece diğer elim… Nece konuşurum kendime bilemedim. Benimle anlaşamadım.

Ne demek kendinle anlaşamadın? Hani her şeye gücün yeterdi. Kimse bahsetmedi ki bana gücümün yetmeyebileceğinden. Burada tıkılıp kaldım. Devam ederken durmam gerek. Bir şekilde hallolur diyerek bırakamıyorum. Bu onlara benzemiyor. Kendi yerime ne koyabilirim ki? 

Yardım lazım arkadaşlar, hem de çok fazla.

 

 



Paylaşmak Güzeldir: