Kağıtla Baş Başa: Yazmanın İyileştirici Gücü
Ocak 3, 2026
2025 Wrapped ama Alper Versiyon
Ocak 3, 2026

Bir Yol Haritası, Birçok Sapak

Konuk Yazar: Nilsu Sevinçli


Tarihler 21 Ekim 2024’ü gösterirken bendeniz Lizbon’daki stajımı tamamlamış kendime tek yön Berlin bileti almıştım. Amacım herkesin bahsettiği teknolojinin merkezi start-up’ların Avrupa’daki mabedi sayılan Berlin’de staj bulmaktı. Hiç bilmediğim bu şehirde iki hafta boyunca kalmış, arkadaşlar edinmiş ve staj görüşmeleri yapmıştım.

Staj bulmak için basit bir yol haritam vardı: bir üniversite seçiyordum, orada biyomühendislikle alakalı bir bölüm buluyordum ve bölümdeki hocaların çalışmalarını araştırıp yola koyuluyordum.

Bir noktada okuldaki öğrencilerle ve araştırma görevlileriyle sohbet ederek onlar aracılığıyla hocalarla görüşmeye başlamıştım.

Bu çalışmalarım kısa sürede karşılığını verdi. Lizbon’daki stajımda tanıştığım bir arkadaşımdan kendi sevdiği benimle ilgi alanı olarak çok da uyuşmayan bir hocanın adını aldım ve mail attım. Kampüste hocadan haber beklemekten sıkıldım ve direkt hocanın odasına gittim. Kapıyı çaldığım gibi ben de seni bekliyordum diye beni karşılayan güler yüzlü bir kadını karşımda bulmuştum.

Kendimi tanıttıktan sonra kendi bölümünden bana uygun olacağını düşündüğü hocaların kapısını tıklatmaya başladık ve harika bir ekiple tanıştım. İlk konuşmamızdan itibaren kendimi büyük bir heyecanla açıklamıştım ve görüştüğüm hoca halime gülerek bu kadar heyecanlanmama gerek olmadığını buraya gelip staj arayarak zaten motivasyonumu gösterdiğimi söyledi. Ve dünyalar benim olmuştu. Charite’deydim, kış tatili ve yaz dönemlerinde gelecektim eğer ayarlanabilirse küçük bir miktar ödeme yapılacaktı. Kağıt üstünde her şey bu kadar harikayken aldığım kötü bir haber üzerine planladığımdan biraz erken ülkeye geri döndüm.

Döndükten sonra buraya kadar gerçekleşen hiçbir şey sanki hiç olmamış gibi haber alamadım.

Hocaya WhatsApp’tan yazdım, defalarca mail attım. En son çare Alman bir arkadaşıma onları arattım. Bu kartı oynayabileceklerimi bilmiyorlardı. Öğrendiğime göre bölümün başındaki kişinin değiştiği ve stajyer alımlarının durduğu bir döneme denk gelmiştim.

Bir alternatif bulmam gerekiyordu. Daha önce konuşma uygulamalarından tanıştığım bir arkadaşımla ilk Lizbon’da görüşmüştük ve Berlin’de yüksek lisans yaptığı biliyordum. Berlin’e gelince onunla iletişime geçmiştim ve beraber vakit geçirmiştik. Ona durumumu anlattığımda kendisinin yüksek lisans sonunda Barcelona’ya gideceğini ve orada altı ay boyunca bir fotoğrafçılık projesinde yer alacağını söylemişti. Bu sayede Erasmus Young Entrepreneurs Programı ile tanışmış oldum.

Program Avrupa Birliği tarafından fonlanıyordu ve yaş sınırı yoktu. Eğitimden bağımsız sadece inovatif bir iş fikrin olduğunu ve bu deneyimin sana iş fikrini hayat geçirmeye imkan sağlayacağını göstermeliydin.

Platforma dahil olmak için bir girişimci profili oluşturuyordunuz. Profili oluşturduktan sonra kendime Türkiye’den aracı bir kurum bulmam gerekiyordu. İlk tercihim iletişim kurması da kolay olduğundan İstanbul Sanayi Odası olmuştu. Telefon görüşmesi gerçekleştirip program hakkında onlardan yönlendirme almıştım. Bana gönderdikleri iş fikri formunda projenin inovatif, finansal ve fikrin marketteki yeri üzerine bilgileri doldurdum. CV ve motivasyon kısımlarını da doldurduktan sonra aracı kurumumun onayını bekledim. Kısa bir bekleme süresi sonrası platformdaki şirketleri görüntüleyebiliyordum. Bulunan şirketler çeşitlilik anlamında biyoteknoloji alanında çalışan birisi için kısıtlı olsa da marketing, yazılım ve dijital tasarım gibi alanlarda daha fazla imkana sahip.

Uzun bir şirketlere mail atma süreci sonunda Barcelona ve Berlin’de dört şirketten görüşme ayarlamıştım. Bunlardan bir tanesi  Berlin’in en eski üniversitelerinden Humboldt Üniversitesi ile bağlantılı bir tarım şirketi (konum olarak Berlin’den yaklaşık bir saat uzaklıkta), bir diğeri kadınların hormon kaynaklı problemlerine çözüm geliştiren bir fem-tech start-up’ı, diğerleri ise Barcelona’da bulunan bir biyoplastik şirketi ve biyomalzemelerle aydınlatma dekorasyonu üreten bir şirketti.

Uzun zaman alan mülakat sürecini atlattıktan sonra gelecek altı ayımı şekillendirecek o yeri bulmuştum ve beni yepyeni bir yolculuk bekliyordu…



Paylaşmak Güzeldir: