Konuk Yazar: Efnan Nurgül
Asla bilmiyorum neyden kaçtığımı.
Zihnim beni sadece sürüklüyor,
geçmişi paklıyor, süslüyor, ekliyor, çıkartıyor, biraz değiştiriyor…
Biraz mı? Hadi oradan!
Mekanlar aynı, kişiler farklı.
Ya da aslında
Kişiler her aynı mekan da hayalime kalmış
Biliyorum aslında farkındayım da ha
dalarken o yollara.
Diyorum ki
bunlar gerçek değil, olmayacak ki.
Bıraksana anı bile değil onlar;
olmasını istediklerin, keşkelerin.
Düşlediklerin onlar sadece.
Ve hunharca kandırıyorlar seni.
Dalga geçiyorlar ki senle.
Dangalak!
Senin hayatın bu, önceden buydu sonra gene bu olacak.
Niye süslüyorsun lan renklerle.
Huzuru özlediğin günlerde huzurluydun sanki!
Genelde, özellikle güneş gidince oluyor hep.
Ya da iki nota girse kulağıma…
Ne bileyim ben?
Bi’ şeyler konuşulurken, yatarken, okurken de yürürken
E hatta su içerken bile çocukken hayalperest derlerdi.
O çocuk büyüyünce deli mi oluyor şimdi?
Bilmem, anlamadım.
Galiba da anlamayacağım
Hayalperest geçmişle de yoğurulamaz mı?
Hep geleceğe doğru olan mı sağlıklı?
Lütfen, geçmişteki insanları, anıları hatta pişmanlıkları…
Bunları da sayamaz mıyız?
Lütfen… çok özlüyorum ben-
Yaşadıklarımı değil, yaşayamadıklarımı
ve belki
ihtimal yaşanacaklarımı.