Düşüncenin Gücü
Ağustos 3, 2020
Özür Dileriz
Ağustos 3, 2020

Yeni Atmosfer

Yeni yıla girmek herkes için oldukça heyecanlı bir dönemdir. İyisiyle kötüsüyle tamamlanmış bir kitabın ardından taze beklentilerin oluşturulduğu yeni bir kütüphane ziyareti gibidir. Öyle ki, yaşadıklarımızı sıfırlamaya yönelik güçlü motivasyonlarımız olur. Hayaller kurarız. Halihazırda devam eden işlerimize bile yeni bir perspektiften yaklaşmaya çalışırız. Güzel hedefler oluşturur ve kendimize sözler veririz. “Bu sene istediklerime ulaşacağım” da bunlardan biridir. Evet, 2020 yılına da böyle girdik. Kendimiz için oluşturduğumuz kurgular ve heveslerimiz vardı. Ardından ocak ayında bazı gelişmelerle karşılaşmaya başladık. “Yarasa çorbası içmişler de bulaşmış”, “yarasa ile ilişkiye girmiş de bulaşmış” ve bunun gibi birçok sözü espritüel anlamda işitir olduk. Her geçen gün durum ciddileşmeye başladı. “Ya bize de gelirse, o zaman ne yaparız” gibi endişe dolu paylaşımlar ortaya çıkar oldu. Derken olay nefes alan her ülkeye sıçramaya başladı. Sonuçta küreselleşen bir dünyada yaşıyorduk. Corona Virüsü öğrendik, COVID-19’u anladık ve bir de bakmışız ki tarihe geçecek bir boyuta ulaşmış olan bir pandeminin içerisindeyiz. Hemen önlemler almaya başladık. Korkular ile kapandığımız bir karantina geçirdik. Kimimiz ailesi ile kimimiz yalnız bir şekilde farklı konumlarda. Öte yandan zaman bulamadığımız farklı yolculuklara da çıkma imkanı bulduk. Kendimizi keşfetmek üzerine adımlar attık. Birçoğumuz hayatını gözden geçirdi. Rotasyonlar planlandı. Oysa bir yılı daha yeni kapatmış ve daha yeni hayaller kurmuştuk. Nereden bilebilirdik ki? Meğer 2020 yılı bir atmosferin kapanıp yeni bir atmosferin ortaya çıkacağı bir yılmış. Sizlerle bu yazıda pandeminin, karantina sonrasını ele alacağız. Keza oldukça hareketli günlerin gölgesinde kalan birtakım mevzular bulunmakta.

 

Atmosfer: İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava (TDK).

 

Geçenlerde Simurg’un Seçki projesi aracılığı ile okuma fırsatı elde ettiğim “Tanrılık Halleri” kitabında atmosfer konusunda oldukça farklı bir perspektif keşfettim. Sonrasında içselleştirmekte hiç zorlanmadığımı fark ettim. Çünkü atmosfer oluşturma konusunda başarılı olan Kleopatra ve yeni atmosferlere adapte olma konusunda kısmen başarılı olan Antonius’un hikayesinin anlatıldığı bir bölüm, aslında günümüze çeşitli açılardan göz kırpıyordu. Ben de bu metaforu ve ilintili olarak oluşturduğum dörtlü bir sınıflandırmayı sizlerle paylaşmak istedim.

 

Bu atmosfer metaforunu size anlatmak adına iki farklı parça ile önce sorgulayalım:

 

 

1-Pandemi Öncesi Atmosfer (PÖA): Eskiden alışageldiğimiz hayat düzeninin kendisi. Sürekli küreselleşen, mesafelerin kısaldığı, büyük sorunların çıkarlarla doğru orantılı olarak arka plana itildiği, hep daha fazlası ve daha iyisi adına çabalarken benliklerimizin keşfini oldukça ileri yaşlara iteleyişimiz… Kısacası, iyisiyle kötüsüyle 2020 öncesi bilincimizin olduğu yıllar diyelim. Peki bilincimizin olduğu bu yıllarda farkındalığımız ne durumdaydı? İçinde bulunduğumuz atmosfer bizim belirlediğimiz ve farkında olduğumuz bir hayat mıydı? Yoksa bir tür yanılsamanın ve alışmışlığın içerisinde miydik?

 

Pandeminin Başlangıcı, Karantina Süreci: Nasıl ki bazı kanatlı canlılar ışığa doğru uçarlar ve ışığı kapatmanız durumunda afallayıp çevrede farklı ışık kaynakları ararlar, işte tam da öyle bi süreç yaşadık pandemi ile. Hepimizin alışageldiği bir yanılsama veya farkındalık vardı. Onunla ilerliyorduk. Yolculuk esnasında kulaklığımızı takmışız da müziklerimiz ile zihnimizde bambaşka bir boyuttaymışız gibi yaşıyorduk. Sonra birden müzik kapandı. Ansızın o sihir gitmiş oldu. Müziğin olmadığı bir yolculukta içinde olduğumuz taşıta dair bir farkındalık geldi. Ardından müzik neden kapandı, nereden ne açacağım ve yeniden nasıl zihnimde bir boyutta yolun kalanını geçireceğim demeye başladık. Kendimizi kanatlı canlılar gibi farklı ışık kaynaklarını yoklarken bulduk. Sizce bu arayışımız aynı atmosfere girmek için miydi yoksa yeni bir atmosfer bulmak için mi? Yanılsama ile mi devam edeceğiz farkındalık ile mi? Bu noktada pandemi sürecini 4 farklı şekilde geçiren insan tiplemesi olduğunu gördüm (Sınıflandırma: YY, YF, FY, FF). Sizlerle de birazdan paylaşıp düşüncelerinize sunacağım.

 

 

2- Pandemi Sonrası Atmosfer (PSA): Halen içerisinde olduğumuz, karantinanın bittiği, dikkat edilmesi gereken gerçeklerin olduğu, belirli önlemler ile hayatın akışına yeniden dahil olduğumuz ve çeşitli belirsizliklere rağmen kendimizi pozisyonlamaya çalıştığımız dönemin kendisi. Yanılsama veya farkındalık, yolculuk ettiğimiz ışık kapandı ve bir karanlık bir odada kaldık. Endişeyi, korkuyu ve belirsizlikleri tattık. Şimdi gözlerimiz alıştı ve yeniden bir ışığa doğru ilerlemeye çalışıyoruz. Bizi moda sokacak müziklerimiz için kaynaklar tarıyoruz. Hep daha fazlası ve daha iyisi için çalıştığımız bir hayattan ziyade kendimizi önemsediğimiz, kendimizden uzaklaşmadığımız bir hayat istiyoruz. Elbette kimilerimiz halen eski usul hayat mücadelesi vermek zorunda kalıyor. Kimilerimiz ise sahip olduğu küçük bir özgürlük farkı ile yeni atmosferi için kanat çırpıyor. Peki bu sefer yanılsama mı farkındalık mı söz konusu?

 

 

Yanılsama: Var olan nesne veya canlıyı yanlış, ayrımlı veya değişik olarak algılama, galatıhis, illüzyon (TDK). İllüzyon anlamını cebimizde tutalım.

 

Farkındalık: Farkında olma durumu (TDK). İllüzyon içerisinde olmama ve illüzyonların farkında olma durumu olarak cebimize atalım.

 

Şimdi yukarıdaki iki sorgulama noktasına göre insanları yanılsama ve farkındalık üzerinden PÖA’dan ve PSA’ya nasıl bir geçiş yaşadıklarını 4 başlık altında sınıflandıralım:


YY, Yanılsamadan Yanılsamaya: Hayatından mutsuz olmasına rağmen atmosferin oluşturduğu illüzyona kapıldığı için bir yanılsama içinde yaşayan kişiler, pandemi ile birlikte karanlıkta kalmışlar ve alıştıkları illüzyonu yeniden yaşamak için arayışa girmişlerdir. Alıştıklarının peşinden koşmuşlardır.

 

YF, Yanılsamadan Farkındalığa: Hayatından mutsuz olmasına rağmen atmosferin oluşturduğu illüzyona kapıldığı için bir yanılsama içinde yaşayan kişiler, pandemi ile birlikte karanlıkta kalmışlar ve kendilerini sorgulamışlardır. Bunun sonucunda benlikleri ile yaşadıkları hayat konusunda farkındalık elde etmişlerdir. Mevcut olan ve insanlara sunulan illüzyonların tüketicisi olmamaya karar vermişlerdir.

 

FF, Farkındalıktan Farkındalığa: Hayatından mutlu olan, farkındalık ile illüzyonları reddetmiş, kendi atmosferini oluşturmuş kişiler, pandemi ile birlikte karanlıkta kalmışlar ve herhangi bir illüzyonda kalmamak adına hayatın getirdiklerini sorgulamışlardır. Yeni atmosfere adapte olmuşlardır.

 

FY, Farkındalıktan Yanılsamaya: Hayatından mutlu olan, farkındalık ile illüzyonları reddetmiş, kendi atmosferini oluşturmuş kişiler, pandemi ile birlikte karanlıkta kalmışlar ve yaşadıkları panik ile rahatlayacakları bir illüzyonu kabul etmişlerdir. Bunun sonucunda benliklerinden kısmen uzaklaşmış ve belki de mutluluktan daha güçlü bir etki altına girmişlerdir.

 

Not: “Kişisel farkındalığı olmayan bir kişinin benliği hayat ile çatışır” düşüncesi üzerinden mutsuz ve mutlu tanımlamaları yapılmıştır.

 

Burada çok kilit bir kelime var aslında. Panik. Hayatın getirdiği zorluklar ve belirsizlikler ile insanların yaşadığı kaygılara verdikleri reaksiyonları ele aldık da diyebiliriz. Hatta şöyle özetleyelim; yukarıdaki dört farklı sınıfta ilk olarak kaygı ile panik yaşamamak adına bir illüzyona ihtiyaç duyanları (YY), bunu aşıp farkındalığa erişenleri (YF), mücadelesinde başarılı olup farkındalığını devam ettirenleri (FF) ve son olarak ise kaygı ile paniğin geldiği seviyeye karşı mağlup olup konfor alanına sığınanları (FY) ele aldık. Neden böyle bir değişim yaşandı? Çünkü atmosfer değişti. Peki atmosfer neden değişti? Çünkü küresel ölçekte yaşanan bir salgın normlarımızı değiştirdi. Topluluklar halinde panik duygusunu yaşadık. Umuyorum; yeni atmosfer, yanılsama, farkındalık ve panik arasındaki bağlantıyı sizlere aktarabilmişimdir.

 

Hazır yeri gelmişken buradan da bu yazı serisinin adına değinmek isterim. Mitolojik bir karakter olan Pan ile bir önceki paragrafın kilit kelimesi olan panik kelimesinin önemli bir bağı var. COVID-19 dolayısıyla oluşan bu seriye de bundan ötürü Pan’ın Normları ismini verdim. Yani panik duygusu ile tetiklenen değişimin getirdiği normları bir gencin bakış açısıyla ile ele almak istedim. Kısaca Pan’ı anlatmak gerekirse: Hermes ile bir Nympha’nın oğlu olan Pan, farklı fiziksel özelliklerinden dolayı oldukça çirkin bulunur ve Olympos’a götürülerek tanrılara sunulur. Tanrılar da bu çocuk ile keyifli bir zaman geçirir. Ardından ona herkesi neşelendirdiği için Yunancada “bütün” anlamına gelen Pan ismini verirler. Onu küçükbaş hayvanların ve çobanların tanrısı yaparlar. Birçok garip ve tutarsız eylemleri olan Pan’ın maalesef çok kötü de bir huyu vardır. Dört bir cihanda ansızın ürkünç gürültüler çıkararak insanlara panik duygusunu yaşatmaktan inanılmaz keyif alır. Kısacası panik, Pan’dan gelen korkudur. Hatta Behçet Necatigil’in de bunun üzerine çok güzel bir dörtlüğü vardır:

 

Artık ıssız kırları bıraktı Pan;

Şimdi birçok ükelerin milyonluk kentlerinde

Asfaltlarda, betonlarda dolaşıyor

Kızgın, uzun yazların öğlen saatlerinde.

Pan aracılığı ile paniği tanımlarken sanki bugünlerimizin atmosferine korku salmış olan Corona Virüsü’ne de değinmiş gibi Behçet Necatigil. Kim bilir? Belki de Pan hala aramızdadır ve bir virüs olarak korku salıyordur bizlere.

 

Sizlerle paylaşmak istediklerim:

 

  • Dünyadaki çatışma, ateşkes ve protesto oranlarını görebileceğiniz, dilerseniz de COVID-19 nedeniyle BM Genel Sekreteri António Guterres’in salgınla mücadele kapsamında “küresel ateşkes” çağrısının etkisini inceleyebileceğiniz işlevsel bir internet sitesi.
  • Irkçılık konusunda insanların sesinin yükseldiği şu günlerde sizce siyahiler salgından nasıl etkilendi? İşte size Aaron Williams ve Adrian Blanco tarafından hazırlanmış güzel bir rapor.
  • Pandeminin insan aktivitelerini nasıl değiştirdiğini hepimiz gözlemliyoruz. Doğal olarak çeşitli raporlar da yayınlanıyor. South China Morning Post’tan Pablo Robles’un hazırlamış olduğu raporu (1) ve Reuters haber ajansı tarafından hazırlanmış olan bir diğer raporu (2) incelemenizi öneririm.
  • Uluslararası yolculuk yapacakların dikkatine! Gitmek istediğiniz ülkenin yolcu kabul şartları ve giriş yasaklarını öğrenmek istiyorsanız bu site işinize yarayabilir. Tek yapmanız gereken gitmek istediğiniz ülkenin üzerine tıklamak.

 

Pan’ın Normları

Aslında planlamadığım bir yazı serisi oldu. Hikâye teması üzerinden ilerleyeceğim upuzun bir serüven tahayyül etmiştim. Ancak global ölçekte yaşanan COVID-19 salgınına kayıtsız kalmak bana çok uygun gelmedi. Çünkü yaşanılan süreci anlamak, mücadele etmek, yeni yaşam süreçlerine adapte olmak, değişimi takip etmek ve yeni toplum normlarını anlamak inanılmaz önemli. Bu süreçte kaç yazı olacağını bilmediğim bir seride olacağım. Her ay ele alınan farklı bir nokta ile bir bütün oluşturmaya çalışacağım. Bunu salgından ziyade bir tür vaka inceleme serisi olarak da görebiliriz; sonrasında dönüp okuyabileceğimiz, neler yaşandığını hatırlayabileceğimiz ve belki de farklı vakalarda yararlanabileceğimiz bir perspektif olarak. İyi okumalar diliyorum!

    1. Gerçekliğe İlk Adım
    2. Antitoksik Farkındalık-19
    3. Yeni Atmosfer
    4. Dijitalin Tesellisi


Paylaşmak Güzeldir:

M. Haluk Ovacık
M. Haluk Ovacık
Simurg Derneği kurucularından olan M. Haluk Ovacık kendi Kaf Dağı yolculuğunu sürdürmektedir. Hayallerini gerçekleştirmek için arkadaşlarının ideallerinin bir parçası olmaya özen gösterir. Tiyatro ve sinemayı takip etmek en sevdiği aktivitelerdir. Hedefi, sevdiği alanlarda yetkin bir birey olmaktır. Kendisini çalışırken veya toplumsal analizler üzerinden tavsiyeler verirken bulabilirsiniz.