Zihin Dünyamız
Nisan 3, 2020
Gerçekliğe İlk Adım
Nisan 3, 2020

‘Korkunç İvan Oğlunu Öldürüyor’ Üzerine

Selamlar, bugün sizlerle ilk gördüğüm anda beni dehşete düşürmeyi başarmış ve her karşıma çıktığında aynı duyguları yine aynı yoğunlukta yaşamama sebep olan resimdeki eser “Korkunç Ivan Oğlunu Öldürüyor” adlı eserin, tarihi arka planını ve naçizane incelemesini yaptığım bu yazıyı paylaşmak istiyorum.

Eserin sahibi ressam Ilya Repin. Repin’e göre onun bu eseri yapmasındaki motivasyon kendisinin de içinde bulunduğu periyodun çok fazla kanlı mücadeleye, vahşete ve acıya tanık olmasıydı. Hatta Avrupa’da gittiği her resim sergisinin de bu türden kanlı içeriğe sahip parçalar bulundurmasından bahsetmektedir.

Repin, Avrupa’dan döndüğünde eserini yapmaya koyulur. Öte yandan Ivan Ivanovic’in ölümünün Korkunç Ivan (yani öz babası) elinden olması onu çok etkilemiştir. Söz konusu anı kafasında tasarlamaya çalıştığı zamanların birisinde öğrencilik yıllarından tanıştığı Nikolay Rimski-Korsakov’a ait “Antar” adlı parçayı dinlerken tema ve konuyu kafasına oturtur. II. Alexander suikastından ve tanık olduğu bir boğa kavgasından da faydalandığını kendisi söylemiştir.

Eserinden bahsetmeden önce Ilya Repin’den bahsetmemem kendisine saygısızlık olur. Bugünkü Ukrayna’da 1844 yılında doğan Repin, 1930 yılında hayatını kaybetmiştir. Usta bir empresyonist olarak nitelendirilen Repin özellikle Sovyet sanat tarihinde Tolstoy, Nikolay Rimski-Kosakov gibi isimlerle birlikte anılmaktadır. Tolstoy’un portresi de yine Repin’e aittir.

Dönelim eserimize… Repin esere başladığında kafasında birkaç tane taslak bulunmaktadır ve bazı denemeleri olmuştur. Fakat eseri tam olarak anlaması için tarihi bağlamı da bilmesi gerekmektedir. Kendisinin söz konusu eseri hazırlarken kullandığı veri tarihçi Nikolay Karamzin’den gelmektedir. Söz konusu savın doğruluğu tartışmalıdır fakat hala bir kısım tarihçiler tarafından kabul edilmektedir.

Sav doğrudan resmin konusuna ilişkin olduğu için öncesinde kendim araştırıp edindiğim bilgileri size aktarmam daha doğru olur diye düşünüyorum. Öncelikle Korkunç Ivan’ın, Rus Tarihi’nde ilk Çar olduğu bilgisini vermiş olayım. Çok küçük yaşta tahta geçmiştir ve tarihçiler bu kadar erken yaşta göreve gelmesinin Korkunç Ivan’ın ileride çok ciddi seviyede paronayak ve acımasız birisi haline gelmesinde etkili olduğunu savunmaktadırlar.

Biyografisini vermem yazıyı gereksiz uzatır. Fakat Moskova Knezliğinden, ilk Rus Çar’ı olarak çıkması siyasi zekasını, hamle yeteneklerini ve geniş çevresini gösteriyor. Kendisi satranç oynarken öldü. Cıva ile zehirlendiği düşünülüyor.

Öyleyse başlayalım tablonun içeriğini incelemeye. Korkunç Ivan’ın kucağındaki şahıs, Ivan Ivanovic. Bu genç adam babasına o kadar sadık ki, zamanında Korkunç Ivan’a yapılan saldırıyı kendi canı pahasına defetmiş ve babasının hayatını kurtarmıştır.

Öte yandan Korkunç Ivan’ın son zamanlarda içinde yükselen bir arzu vardı: Torun sahibi olmak. Soyunu devam ettirmek için oğlunu Eudoxia Saburova nişanlandırdı. Çocuk olmayınca, Saburova manastıra kapatıldı. Praskovia Solova ikinci gelini oldu Çar’ın, fakat o da Saburova ile aynı kaderi paylaştı. Yelena Sheremeteva, yani Çar’ın üçüncü gelini tarihler Ekim 1581’i gösterirken hamile kaldı.

1558-1583 tarihleri arasında süregelen Livonya Savaşı’ndan da kısaca bahsedeyim hikayemiz için. Savaş bütün ağırlığıyla Ivan Ivanovic’in omuzlarındadır ve genç adamın stratejik hataları savaşı Çarlık’ın aleyhine geliştirmiştir. Kuşatma altına alınan Pskov, Ivanovic’in emriyle serbest bırakılmıştır. Korkunç Ivan bu haberler üzerine küplere binmiştir.

Tarihler 16 Ekim 1581’i gösterirken Çar, Yelena Sheremeteva’yı sarayda gezerken görür ve bir odaya çeker. İddialara göre üzerindeki kıyafetleri fazla açık ve hamile bir kadın için fazla rahat bulur. Gelinini azarlamaya ve ona vurmaya başlar. Çıkan arbede ve çığlıklar üzerine Ivan Ivanovic odaya koşar.Karısını bir şekilde kurtarır. Babasıyla tartışmaya başlar. Ivan Ivanovic’in şu sözleri sarf ettiğinden bahsedilir. “İlk karımı nedensiz olarak manastıra gönderdin, ikincisine de aynı şeyi yaptın, şimdi de üçüncüsüne vurdun ve rahminde taşıdığı oğlunun ölümüne yol açtın.” Yelena gerçekten de ertesi gün düşük yapar. Tartışma alevlenmiştir. Öyle ki Çar oğlunu savaş sebebiyle itaatsizlik hatta hainlik ile suçlar. Oğlu ise aksini iddia eder. Çar’ın o an gözü döner. Elindeki asayı anlık bir hiddet ile kaldırır ve oğlunun kafasına bir darbe indirir. Odada dönemin boyarı (Rus sisteminde bir çeşit siyasi mevki) Boris Godunov araya girmeye çalışsa da kendi de dayaklardan nasiplenir. Ivan Ivanovic kanlar içinde yere serilir.

Şimdi resme bu bildiklerinizle tekrar bakın. Çarın gözlerindeki pişmanlık ve korkuyu görebiliyor musunuz? Çarın dehşet içinde ağlayarak “Kahrolayım, oğlumu öldürdüm!” şeklinde tekrarladığı söylenir. Öte yandan Ivanovic’in gözlerinde huzur ve kendini bırakmışlık vardır. Elini adeta “Seni affediyorum” dercesine babasına sarmıştır. “Sadık bir oğul ve temiz bir kul olarak ölüyorum” dediği de iddia edilmektedir. Gözünden bir damla yaş akmaktadır. Yerde özellikle vurgulanmış bir vaziyette duran asa ve arkadaki devrik koltuk iki dakika önce olanlar hakkında izleyiciye ipuçları vermektedir. Dikkatli bakıldığında sağda bir gölge fark edilir. Muhtemelen odadaki diğer kişiler bu ana tanık olmaktalar. Ayrıca tabloda hâkim rengin kırmızı olması bana kalırsa izleyicideki dehşet duygusunu yükseltiyor.

Ivanovic’in kanaması durdurulur. Tedavisi boyunca Korkunç Ivan oğlunun yanından asla ayrılmaz. Peki nihai son nedir? Ivan Ivanovic 19 Kasım 1581 tarihinde hayata gözlerini yumar ve bu ölümle Çarlık’ın birkaç sene sonra gireceği Karışıklık Dönemi’nin tohumları atılmış olur.

 



Paylaşmak Güzeldir:

Alperen Onatkan Yılmaz
Alperen Onatkan Yılmaz
Boğaziçi Üniversitesi’nde Tarih bölümü öğrencisi. Okumayı, gezmeyi ve dinlenebilecek her müziği dinlemeyi çok sever. Tarih muhabbetleri yaparak insanları büyülemek en büyük hobilerinden. Bütün dünyayı gezmek isteyen, insanları dinlemeyi seven, sergiden sergiye ve tiyatrodan tiyatroya koşan ama koşamazsa da Kadıköy vapuruyla giden birisi. Akademisyen olmak isteyen yazarımızı tarih ve sanat dallarında yazarken bulabilirsiniz.