Sorumlu Üretim ve Tüketim
Ocak 3, 2020
Yaşasın, Öleceğiz!
Ocak 3, 2020

Sabır & Dirayet

Fikri bulduk, hikayesine inandık ve ekibi oluşturduk. Çok sağlam da bir plan hazırladık. Şimdi geldi sıra uygulanmasına. Teoriyi pratiğe dökme zamanı. Ancak ne hikmetse her on fikrin belki de en az yedisi bu aşamada patlıyor. Devam edebilenler de hayal ettiklerine yaklaşmayı bırakın birçoğu yanından bile geçemiyor. Ellerinde kalanla yetinip onu hayallerine yakın bir çıktı olarak lanse ediyorlar. Bu aşamada sorun tespiti yapmak mümkün. Çünkü iki kelimeden ibaret bir çözüme sahibiz. “Sabır” ve “Dirayet”.

 

Sabır:

  • Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme.

Dirayet:

  • İnce şeyleri kavrayış.
  • Zekâ.
  • Beceriklilik.

 

İlk paragrafta çatırt diye girdiğim konuda birkaç yumuşatma yapayım. Hayale ulaşmak kolay değildir. İyi veya kötü, her türlü deneyim bir kazanımdır. Kazanım başarı ise başarısızlık imkansızdır. Bunları temel dürtüler olarak kabul ettiğimiz takdirde genelde sadece ilerleyen, öğrenen ve tatmin olan kişiler olarak devam ederiz. Ki bence gayet güzel konsept. Gelelim bu önemli iki kavrama.

 

Genelde insanlar dürtüsel olarak istediklerine hemen ulaşma eğilimindedir. Ancak bu o kadar da mümkün değil. Bir amaca ulaşmak için zamanı ve dayanma gücünü göze almak gerekiyor. Çünkü sabır aslında sadece saat ile ölçülen bir kavram değildir. Aynı zamanda dayanaklılıktır. Oluşturulan bir planın gerçekçi olarak hazırlanması, alacağı vakti göz önünde bulundurulması ve tüm süreçte çalışmaya olan bağlılığın korunabilmesi oldukça önemlidir. Öncelikle belirlenen hedefin boyutu iyice irdelenmelidir. Yaptığımız en büyük hata ben bunu yaparım diyip gaza gelmek. Hemen denemek, hızlı sonuçlar beklemek ve sadece debeleniyorum hissi içerisinde vazgeçmek. Kimi zamanlarda da hedef küçültüp devam etmek. Oysa enine boyuna tartmak, danışmak ve araştırmak gerekiyor. Bir hayal bir ayda gerçekleşebilirse, bir kitabı bitirmek gibi, bu küçük bir hayaldir. Bir hayal bir yılda gerçekleşebilirse, bir etkinlik yapmak gibi, bu orta çapta bir hayaldir. Eğer bir hayal, on yılda içerisinde gerçekleşebilecekse, herkesin bir noktaya ulaştığı büyük bir aile oluşturmak gibi, bu büyük bir hayaldir. Boyutunu ve alacağı zamanı gerçekçi bir şekilde kabul etmek gerekir. Yapılan planlama sürecinde boyutu doğru analiz etmek zamanı da doğru bir şekilde kabul etmeye katkıda bulunacaktır. Ancak eğer siz olur da büyük bir hayali, iki üç yıl içerisinde değil de, pratiğe uyamayacak bir şekilde on iki ayda gerçekleştirmeyi hedeflerseniz bilin ki patlarsınız. Burada planınızı ve değerlendirme enstrümanlarınızı gözden geçirmeniz gerekiyordur.

 

Zaman ve kabullenme durumunu güzel bir şekilde hallettik diyelim. Peki ya bağlılık? Çalışmak ve sabrı korumak o kadar da kolay değil. Planın yapıldığı o ilk anlar veya hayalin kurulduğu o ilk saat dilimi her zaman geçerliliğini korumuyor. İnancınızın, motivasyonunuzun ve enerjinizin düştüğü birçok an oluyor. İşte tam da böyle zamanları sabırlı bir şekilde geçirmek, doğru kişiler ile aşmaya çalışmak ve sağlıklı düşünmek çok önemli. Yoksa yine patlarsınız.

 

Sabrı örnekleyelim:

  • Cemile bir konuşmadan etkileniyor,
  • Cemile baya güzel bir hayal kuruyor,
  • Fikirleştiriyor ve hikayesini kurguluyor,
  • Güvendiği insanlar ile bir ekip oluşturuyor,
  • İyice planlıyor,
  • Cemile bir okul yaptırmak istiyor,
  • Önce diyor ki “sponsorları bulurum zaten çok çevrem var bu iş iki yılda olur”,
  • Sonra bakıyor ki işler çok yavaş ilerliyor ve sabredemiyor,
  • Motivasyonu düşüyor ve patlıyor,
  • Hasbelkader Cemile yine gaza geliyor,
  • Bu sefer doğru kişilerle daha gerçekçi bir plan yapıyor,
  • Bu hayal beş yılda ancak gerçekleşir diyor,
  • Daha detaylı bir süreç tasarlıyor,
  • Süreçteki faktörlere rağmen yılmıyor ve o koca sürecin sonunda küçük de olsa arzuladığı amaçlara uygun bir okul yaptırılmasına aracı oluyor,
  • Cemile mutlu.

 

Süreçteki faktörler demişken dayanıklılığı da ele alalım. İster iki gün olsun ister sekiz yıl. Fark etmez. Gösterdiğiniz emeğin ve arkadaşlarınızın çabası birçok durumla karşı karşıya kalacak. Sabır bazen sessiz kalabilmektir. Kimi zaman ise haklı hissederken haklı hissettirebilmek. İçinizde kötü bi his olsa da dudakları kıvırmak ve insanların gülümsemesi için uğraşabilmek. Çünkü kendi motivasyonunuzu korumak kadar başkalarının motivasyonundan da sorumlusunuzdur. Her zaman emeğiniz fark edilebilir değildir. Yaşadıklarınız göz önünde bulundurulmadan farklı yaklaşımları görebilir ve onları kucaklamak zorunda kalabilirsiniz. Sabır, bunlara da dayanabilmektedir. Burada size bir tüyo. Bu tür etkenlere rağmen yolun sonuna ulaşmayı başardım diyebilmek inanılmaz tatmin edici. Bunu düşünerek çalışabilir, bunu düşünemediğinizde ise bu durumu size telkin edebilecek birisi ile görüşmeyi düşünebilirsiniz.

 

Gelelim dirayete. Dirayetimiz kadar sabırlıyız. Bunu unutmamak lazım. Gerçekçi bir şekilde düşünmeli ve analiz etmeliyiz. Zeka, beceri ve kavrama kabiliyeti, sabrın ihtiyaç olduğu noktalarda ana etkenlerdir. İhtiyaç duyduğu derken hangi noktaları mı diyorum? Zamanın yönetimi, sonucun beklenmesi, planın doğru yapılabilmesi, dayanmak için doğru hislere tutunabilmek ve kollektif sabrın yönetişimi. Şahsen çok zeki biri değilim. Ne yapıyorum? Benden daha zeki insanlara danışıyorum. Aslında becerilerim de tartışılır. Sakar klasmanında bir insanım. Bu konuda ne yapıyorum? Hatalarımı düzeltebilecek ve benden daha dikkatli insanlarla çalışıyorum. Kavrama kabiliyetim de bazı yönlerden tartışılır. Ancak her zaman hızlı kavrayan ve keşfeden arkadaşlarımla beyin fırtınası yapıyorum. Sınırsız hayal kuruyorum. Dirayetim kadar planlıyorum. Dahasını istiyorsam kollektif bir dirayet geliştirmeye çalışıyorum. Çünkü kurduğum hayallerin birçoğuna sabrım ne yeter ne katlanır. Fakat yanınızdaki insanlar sizin ayaklarınızı yerden kesiyorsa ve birçok açıdan sizden daha iyiyse. Hatta şöyle diyelim. Birbirinizi tamamlıyorsanız. İşte o zaman o dirayetin getirdiği sabırla o okulu Cemile’ye gerekirse iki yılda da yaptırırsınız.

 

Sabrın ve dirayetin inanılmaz bir anısı olan, II. XYZ Kampı ve ekibine sevgi ile, güzel yad edelim.

 

XYZ Yazı Serisi

Öğrenip hayal kurmak ile başladı tüm hikâye. 2011 Eylül ayından 2015 Ağustos ayına kadar birçok düşünce hayata geçirildi. 4 yıl boyunca deneme yanılma yolu ile test edilen amatör fikirler kendini büyük planlara bıraktı. 2015 yılının Eylül ayından bu yana süren çalışmalar kendi zeminine oturmuşken şimdi yeni bir yol çiziliyor. 2019 Ağustos ayında gerçekleşecek XYZ Kampı, son devir teslim olurken koca bir 4 yılı da kapatan imza olarak hayata geçiyor. Bu seride hikâyenin yeni bölümüne hazırlık yapıyoruz. Hepimizin hayalleri var. Onları gerçekleştirmek için XYZ yazı serisi sizleri kendisini okumaya davet ediyor. Serinin yazıları:

  1. Rejeneratif İnovasyon
  2. Hikâye Kariyerden Üstündür
  3. Fevkalbeşer Güç
  4. Tasavvur Çalışması
  5. Sabır & Dirayet
  6. İnkişaf Kültürü (3 Şubat)


Paylaşmak Güzeldir:

M. Haluk Ovacık
M. Haluk Ovacık
Simurg Derneği kurucularından olan M. Haluk Ovacık kendi Kaf Dağı yolculuğunu sürdürmektedir. Hayallerini gerçekleştirmek için arkadaşlarının ideallerinin bir parçası olmaya özen gösterir. Tiyatro ve sinemayı takip etmek en sevdiği aktivitelerdir. Hedefi, sevdiği alanlarda yetkin bir birey olmaktır. Kendisini çalışırken veya toplumsal analizler üzerinden tavsiyeler verirken bulabilirsiniz.